sevda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Temmuz 2019 Pazar

ŞİİRSİZ KALDIM!



Yürek suskun mısralar nazlı

Masmavi hayaller kara düşüyor akla

Gecenin hüznü de bir zalim

Yol vermiyor, tutmuyor kelimelerin rengi

Şiirsiz kaldım!


Bojidar Çipof 
21 Temmuz 2019


14 Temmuz 2018 Cumartesi

İÇİM TIKA BASA DOLU


Yokluğunda o kadar çok özlem biriktirdim ki

Koyacak yer bulamıyorum

İçim tıka basa dolu…

Diyorum ki;

Bir kısmını sarsam sarmalasam

Sana yollasam…


Bojidar Çipof
11 Haziran 2018



12 Ocak 2018 Cuma

NE DE ÇOK VARMIŞ BİZDEN


Tam sözün bittiği yere ulaştık ki
Bir de baktım yol da bitmiş
Geri dönmek ise ne mümkün
Gidişli, dönüşlü kapalı yollar…
Söz yok, yol yok, dönüş de yok!
Vesselam bu süreçten çıkış da yok…

Etrafa şöyle bir baktım
Ne de çok varmış bizden
Sözsüz, yolsuz, dönüşsüz insanlar…
Sevineyim mi üzüleyim mi bilemedim
Ama bildim ki yalnız değiliz
Ne de çok varmış bizden…

Bojidar Çipof
13 Aralık 2017


4 Ekim 2017 Çarşamba

ZAMANA CİMRİ OLSAK


Ekim, sonra Kasım, ardından Aralık ve yeni Ocak, yeni sene derken seneler akıyor.

Ve tabi seneler akarken ömürden bakiye kalan da azalmakta ve ne kötü ki bakiyeyi bilmeden sarf etmekteyiz…

Artık ay Ekim. Sonbaharın o güzel ayı Eylül bitti. Kimilerimiz diğer aylar gibi bunu da hoyratça sarf etti!

Oysaki zamana biraz cimri olsak! Hoyratça sarf ettiğimiz anlara sahip çıksak. Ve bu anlarda yaşanan sevgilere de…


Bojidar Çipof 
2 Ekim 2017


GÜN EYLÜL KOKUYORDU…


Buram buram hasret eşliğinde gün Eylül kokuyordu…

Henüz düşmemiş yapraklar son günlerini yaşamakta, rüzgârla savrulacakları anı beklemekteydiler. Hâlâ düşmemiş olanlar; umutsuzca bekleyenlerin tavrı gibi tedirgindiler…

Sonu belli bir hikâyeydi bu… Kopmak ve savrulmaktı kaderde olan…

Henüz kopmamış yapraklar, son ana kadar direnmeye devam ettiler. Dallarından kopmamaya, rüzgâra boyun eğmeye çalıştılar ama nafile!

Ve sonunda son yaprak da yere ulaştı ama o da büyüdüğü ağacın dibine düşemedi. Rüzgâr acımasızdı. Bambaşka bir gövdenin önüne, başka gövdelerden kopmuş yaprakların üzerine savurdu onu…

Buram buram hasret eşliğinde gün Eylül kokuyordu.


Bojidar Çipof
4 Eylül 2017


2 Temmuz 2017 Pazar

TUTTURMAK!



Tam “Bu kez tutturdum” derken bir de bakarsın ki

Sanki “Piyango” biletine yanlış bakmışsın da

“Büyük İkramiye”yi sayı farkıyla kaçırmışsın gibi

Yine tutmamış!


Bojidar Çipof  
4 Haziran 2017




MISRALAR GÜN YÜZÜ GÖRSE



Saklaya saklaya iç içe geçtiler,

Üst üste yığıldılar!

Bir şeyler ayırmaya kalkıyorum

Olmuyor!

Ağzına kadar dolu bir depo misali

Aradığımı bulamıyorum…

Anlayacağınız çok fazla birikmişler

İçimde karman çorman duruyorlar mısralar…


Bazen kendime şöyle soruyorum:

“Yollamadıkça neden yazarsın?”

“Sadece gönlünde kalırsa kim görür bu satırları?”


Diyorum ki;

Sana bir şeyler yazsam?

Bu kez saklamasam derinlerde

Kelimelere esaret yaşatmasam

Mısralar gün yüzü görse…


Bojidar Çipof 
1 Temmuz 2017


NEYİN EKSİK?



Sordular “Neyin eksik?”

Dedim “Yarım eksik”

Dediler “Tam görünüyorsun”


Dedim “Bir de içime sorun”


Bojidar Çipof
25 Haziran 2017




29 Ekim 2016 Cumartesi

PEKİ!


Bu kez gerçekten bitti be gülüm…
Yaz gibi,
Daha ermemiş kış gibi,
Geçen zamanlar gibi,
Henüz bitiremediğimiz sene gibi…

Bu kez gerçekten bitti be gülüm…
Ne yazsam yollar sana çıkacak bu nedenle bu aralar pek yazasım yok…
En iyisi artık arada eski sözleri anımsayarak susmak desem de kalem geveze olunca bazen dayanamıyor…
Veda mektubundan bu yana düşünüyorum; bir gün karşılaşsak “selam” bile saklamadık ki!

Diyeceğin kalmadığında en anlamlı kelimedir şu: “ Peki!”

Bu kez gerçekten bitti be gülüm… 

Peki demiştim ya…


Bojidar Çipof
21 Ekim 2016


SU ALIP GÖTÜRMESE…


İki arada bir deredeyim!
Dereyi geçsem arada sıkışıyorum
Aradan sıyrılsam derede boğuluyorum
Birini bulsam, sıkı sıkı ellerini tutsam
Su alıp götürmese…

Bojidar Çipof
5 Ekim 2016



19 Haziran 2016 Pazar

ROMAN: GÖLÜN KENARINDAKİ ADAM


  
2010’da “Gölün Kenarındaki Adam” adlı bir roman yazmaya başlamıştım. Roman kahramanı “Adam” kendisi ile olan içsel kavgalarını ve yaşadığı ortamdaki negatif olguları, protest bir yaklaşımla her akşam uyumadan önce irdelemekte ve günün muhasebesini farklı açılardan yapmakta ve her bölüm “Adam uyudu!” cümlesi ile bitmektedir.

Şu an itibariyle bu sene içinde yayınlamayı dilediğim 4 bitmiş kitabım var. Bir yandan 30 sene sonra yeniden başladığım orkestra çalışmalarım öte yandan ise boşanmam sonrasında yaşadığım uzun süren ve beni manen yoran, gayrimenkullerle ilgili hukuksal süreç bu kitapları basmamı öteledi…

Ama orkestra çalışmalarımız, aldığımız işler ve aksatmadan yaptığımız provalar beni adeta gençleştiriyor. Müziğin gücü bu olsa gerek! An itibariyle yaşantımda tek bir pürüz yok! Anadolu’da çok söylenen “Çöpsüz Üzüm” misali “Huzur” içindeyim.

Bahsini ettiğim 4 kitabımı sayfa düzeni ve kapak dâhil tamamladım. Bu ara -bazı arkadaşlarımın da dikkatini çekmiş- artık şiir yazmıyorum. Çünkü 200’den fazla şiir ve bir o kadar da özdeyiş (=Aforizma ya da Özlü söz) içeren kitabıma sınır koydum. Aksi takdirde fazla sayfa sayısından ötürü kimse okumayacak!

Diğer kitaplar da aynı şekilde sayfa düzeni ve kapak dâhil hazır. Basma aşaması için orkestra ile ilgili projelerimizi biraz daha istediğimiz seviyeye getirip, daha rahat bir zamanlamayı bekliyorum ve fırsat bulduğumda ise en sona bıraktığım “Gölün Kenarındaki Adam” adını vereceğim romana sayfalar katmaya çalışıyorum…

İlginç bir tesadüf mü? 30 sene yaşadığım Yeşilköy’deki evi satarak, “Tebdili mekânda ferahlık vardır” misali yeni ev aldım. Evimin balkonundan baktığımda Küçükçekmece gölüne kadar 6 villa var. Kadere bakın ki yaşam olarak artık “Gölün Kenarındaki Adam” oldum… Bu tesadüf ya da yazgı neticesinde bu romanı mutlaka bitirmem gerekir diye kendimi fevkalâde motive etmiş durumdayım.

Romanımın taslağında; “Adam” bir bölümden sonra içsel kavgalarına da yenik düşerek, kimseye haber vermeden, bir gölün kenarında yaşamaya başlar…

Bu romanın bazı bölümlerini internette paylaştım. 1. İle 5. Bölümde “Adam” henüz şehirdedir ve her uyku öncesinde gününü ve kendini irdeler ve “Adam uyur!”




İnternetteki paylaşımlarımda 5. Bölümden sonra 15. Bölüme atladım ki zamanı geldiğinde okuyucuya da bir şeyler kalsın.




15. Bölümde “Adam” artık gölün kenarındadır ve sürekli kendinle hesaplaşmaktadır. 17. Ve 18. Bölümlerde ise geri dönmeyi içinden telaffuz etmeye başlar. Henüz yazmadığım bütün bölümlerin iskeletleri hazır. Sadece finalinde 2 ayrı sondan hangisi olacak? Buna da “Son”da karar vereceğim.

Önümüzdeki günlerde yine atlamalar yaparak bazı bölümlerini burada paylaşacağım Gölün Kenarındaki Adam” romanımın, halen internet ortamında bulunan linklerini merak edenler için paylaşıyorum…




Bojidar Çipof

20 Haziran 2016

10 Haziran 2016 Cuma

BİRDEN CANIM “SEN” İSTEDİ…


Birden canım “Sen” istedi…

Sensizdim çoktan ondandır sanırım

Bir şeyler dizmek istedim ama olmadı

Kelimeler gülmedi, hatta ağlamadı…

Duygularıma baktım çok yüksekteydiler

Ulaşamadım…

Tuhaf bir geceydi

Issızdı, karanlıktı, sonsuzluğundaydı

Dünya adeta tersyüzdü bu karanlıkta 

Ben de Güneşin ilk alevini bekledim

Ateş feryadına başlamadan toprağa

Yazmak istedim sana, içimden…

Kelimeler gülmedi, hatta ağlamadı…

Dörtlükler sevdalanmışlardı, akmadılar

Karmaşamı güne bıraktım çözmek için

Sadece yürüdüm zifirde

Tüy kadar hafif adımlarla yürüdüm

Terennüm ederek duman gözlere

Bir cana hasret, gönlüm sana hasret iken

Birden yine canım “Sen” istedi…

Ve gün alevlerini toprağa vurdu sonunda

Bir ışık yansıdı, günün yüzüydü bana bakan

Bir filiz de gördüm yerde, umutla uzanıyordu

Sanki sevgiye kavuşmak için çabalamaktaydı

İçimdeki coşku ile tekrar baktım duygularıma

Bu kez şükür ulaştım, savrulmamışlardı

Sadece sinmişlerdi karanlığın sessizliğinde

Bekliyorlardı günün sıcaklığında akmak için

Duygularımı dökmek için sana doğru

Ve yine canım “Sen” istedi…



Bojidar Çipof
20 Mart 2013 


22 Kasım 2015 Pazar

ŞİİR: BEN SENİ KAYBEDEMEM (BOJİDAR ÇİPOF)



Kalbimde sevgine mekân açtım
Tenimde kokuna yer ayırdım
Her gittiğim yerde ol diye
Dağlara, taşlara resmini kazıdım
Kendine benim gözümle bak sevdiğim
Ben seni kaybedemem…

Bir merhaba ve bir hoşça kal arası değil bu
Başlayıp bitmeyen heceler de yok artık
Sana sevdam gibi mısralar da akıyor
Zihnimin ördüğü parmaklıklar ise kalktı
Tutsaklığım sanadır sadece sevdiğim
Ben seni kaybedemem…

Bojidar Çipof 
15 Temmuz 2014 

ŞİİR: YALIN ÖZGÜRLÜK (BOJİDAR ÇİPOF)




Esrik ve delirdiğim günlerden birinde, 

Molalarda saklandığım yere doğru,

Kendime serzenerek adımlıyorum…

Bir yandan Ekim dalgaları sahile vurmakta,

Öte yandan çiseleyen yağmur ise yüzüme

Umuttan umudu kesmeden ağır aksak,

Hayatı sonlardaki üç noktaya saklamışçasına,

Yaşamı sorguladığım yere varmak niyetim…

Hep akşam vakti kaçtığım menzile gidiyorum

Ağladığımda kimsenin görmemesi için,

Tek başıma kalabalık olduğum mekâna;

Yalın özgürlüğüme saklanmaya yine…


Bojidar Çipof

17 Ekim 2013





ŞİİR; SEN’SİZ (BOJİDAR ÇİPOF)



Bugün Sen’i sordum

Benim gibi Sen’sizlere

Benim gibi Sen’i özleyenlere sordum Sen’i...

Sahilde tek başına yürüyenlere de

Bir uçurtmanın ipine dalgın dalgın bakanlara da

Eşiğine gönül deryalarını dökenlere de

Sen’i sordum bugün o gezemediğimiz sahilde…

Yeknesak adımlar atarken dalgın dalgın

İçinde Sen dışında bendim orada olan

Bir uçtan diğerine arşınlarken yolu

Birden kırık dökük mısralar geldi aklıma

Ama dalgalar gibi vurarak kayboldular

Kelimeleri tutamadığıma çok üzüldüm

İçinde sevda türküleriyle denize düştüler

Ve rüzgâr mavi bulutları yırtarken yine daldım

Her fırsatta seni andığımı anımsayarak

Kendime sıkıca sarıldım ve yürüdüm,

Gezemediğimiz o sahilde yine Sen’siz



Bojidar Çipof

9 Nisan 2013


ŞİİR: BİR ANDA VE BİR YERDE (BOJİDAR ÇİPOF)



İnadına yaşıyorum olumsuzlukların


Umuduna gelecek güzel günlerin

Her yeni günle, her yeni anla, saliseyle

Ama bu kez biraz cimriyim zamana

Süzerek yudumluyorum artık anları

Damıtarak içiyorum her damlasını

Gün ya da gece her neysen işte o

Bekle beni birazdan geliyorum yanına

Fakat yola çıkarken bilmiyorum yerini

Bildiğim şu ki bir anda ve bir yerdesin


Bojidar Çipof 

30 Haziran 2011

ŞİİR: AUTUMN LEAVES (BOJİDAR ÇİPOF)



Sonbahar Yaprakları gibi uçup,

Kışı beklemeden koptular dallarından…

İlkbaharın ılımanlığında olmuş,

Yaz boyu el sallamışlardı birbirlerine

Ama Eylül gibi bitmeye çok aceleciydiler!

Dallarından koptular ve savruldular…

Bir kez daha İlkbahar nasip olmaz ki yaprağa

Şimdi Sonbahar yağmurları ıslatıyor

Kış gelmeden içlerinde titremekteler

Ve Autumn Leaves’i dinliyorlar

Şarkı; pencerenin önündeki

Düşen yaprakları anlatıyor

Kırmızı ve altın rengi yaprakları

Autumn Leaves daha çok şeyler anlatıyor

Eylül bitmeden dinlemelisiniz…


Bojidar Çipof
28 Eylül 2014