saygı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
saygı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2016 Cuma

BİRDEN CANIM “SEN” İSTEDİ…


Birden canım “Sen” istedi…

Sensizdim çoktan ondandır sanırım

Bir şeyler dizmek istedim ama olmadı

Kelimeler gülmedi, hatta ağlamadı…

Duygularıma baktım çok yüksekteydiler

Ulaşamadım…

Tuhaf bir geceydi

Issızdı, karanlıktı, sonsuzluğundaydı

Dünya adeta tersyüzdü bu karanlıkta 

Ben de Güneşin ilk alevini bekledim

Ateş feryadına başlamadan toprağa

Yazmak istedim sana, içimden…

Kelimeler gülmedi, hatta ağlamadı…

Dörtlükler sevdalanmışlardı, akmadılar

Karmaşamı güne bıraktım çözmek için

Sadece yürüdüm zifirde

Tüy kadar hafif adımlarla yürüdüm

Terennüm ederek duman gözlere

Bir cana hasret, gönlüm sana hasret iken

Birden yine canım “Sen” istedi…

Ve gün alevlerini toprağa vurdu sonunda

Bir ışık yansıdı, günün yüzüydü bana bakan

Bir filiz de gördüm yerde, umutla uzanıyordu

Sanki sevgiye kavuşmak için çabalamaktaydı

İçimdeki coşku ile tekrar baktım duygularıma

Bu kez şükür ulaştım, savrulmamışlardı

Sadece sinmişlerdi karanlığın sessizliğinde

Bekliyorlardı günün sıcaklığında akmak için

Duygularımı dökmek için sana doğru

Ve yine canım “Sen” istedi…



Bojidar Çipof
20 Mart 2013 


22 Kasım 2015 Pazar

ŞİİR: SEN VARSIN (BOJİDAR ÇİPOF)



Belki aynı yerlerde dolaştık farklı anlarda

Belki aynı sinemalara gittik ayrı seanslarda

Aynı parkın bankında oturmuş olabiliriz

Aynı kebapçı, dönerci, çorbacı, aynı, aynı, aynı

Mekânlar aynı ama zamanlar farklı…

Hiç denk gelmeden yaşamak bu olsa gerek

Hani Dünya küçüktü, hani sevenler buluşurdu

Rastlaşırdı, kavuşurdu vesaire, vesaire sözler...

Asırlardır kandırdılar mı boşa bu kadar insanı?

Dolandırdılar mı en saf duygularımızı aldıkça?

Belki farklı farklı aşklar yaşadık süreçte

Ya da aşk sandık yaşadıklarımızı ayrı iken

Çünkü her aşk dediğimin ardından seni andım

Her yalnız kaldığımda kendimle olduğumda

Senin gölgen vardı yanımda

Gideni anmak gelmedi aklıma sadece sen vardın

Bana dediğin gibi “Sen varsın…”

Hiç değilse gözyaşlarında buluşsak…

Mesela aynı filmi izleyerek ağlamak gibi

Ya da aynı melodiyi dinlerken ikişer damla akıtsak…

Eminim ki mekânı tutturduk zamanda denk gelmedik

Ve eminim ki eşzamanlı ağlıyoruz

Ve eminim ki gözyaşlarında buluşuyoruz

…………..

Bana dediğin gibi “Sen varsın…”


Bojidar Çipof
26 Ocak 2013 23.15 Yeşilköy





11 Ekim 2014 Cumartesi

FAREYİ GÖRMEK!



Bu yazımızda, “Fırındaki Fare” söylemini mecazi olarak günlük yaşantımızda karşılaştığımız olaylar için kullanacağız…

Eskiden “Her fırında fare vardır” denirdi. Bu; günümüzde hijyen ortamında ve fabrikasyon yöntemlerle üretim yapan fırınlar için elbette ki geçerli olamaz. Bu itibarla; söylemi eski fırınlarda diye vurgulayarak hiçbir işletmeyi töhmet altında bırakmayalım…


Adam eve giderken kapalı olan fırının içinde bir fare görüp bir daha oradan ekmek almamıştır. Çünkü “Fareyi Gördü!

Ancak bir daha o fırından gördüğü halde ekmek alan da olabilir!


Örneklemeye devam edersek; hijyen açısından kusurlarını gördüğü bir lokantaya da adam bir daha gitmez!

Ancak o lokantaya gördüğü halde bir daha giden de olabilir!


Burada konu ettiğimiz “Fareyi görmek” sadece yiyecek içecek yerleri anlamında algılanmamalı. Bir kusur, bir ayıp görüldüğü zaman da insanlar birbirinden uzaklaşıyor, hatta bazen de “tiksiniyor”.

Bu yazımızda esas nokta “tiksinmek” üzerinedir ve bu nedenle belki de en tiksindirici canlı olan fare üzerinden alegori yapmaktayız…

Kusurlar bazen tolerans ya da hoşgörü olarak dikkate alınmaz… (“Tolerans” ve “Hoşgörü” iki farklı kavramdır ve bir başka yazımızda bu hususu da irdeleriz.)

Bu durum; kişinin hadiseye bakış açısı ve kabullenişi ile doğru orantılıdır. Yanınızda ya da değil, sevdiğiniz biri bir anda öyle bir şey yapar ki işte o anda “Fareyi görürsünüz”… Adam ne yapmıştı? Tiksinmişti ve bir daha o fırından ekmek almamıştı…

Tiksinme Duygusu” her zaman hijyen olarak ortaya çıkmaz. İnsanların bazı durumlarda, bir anda sigortası atmış gibi bir başka insandan tiksinebildiği de bir realitedir.

Tiksinme Duygusu” bir kere oluşmaya görsün,  yanınızda ya da değil, sevdiğiniz biri bir anda öyle bir şey yapar ki; o an içiniz kanasa da geriye bir kez daha bakmadan bitirme anıdır!


Bazen “duygu” olarak, bazen de “nefis” olarak, bazen de her ikisi birden olur ve insanlardaki sigorta attığında her şey bitmiştir… 

Sevdiklerinize “Fırındaki Fare”yi göstermeyin… Kendinizi de “Fırındaki Fare” gibi göstermeyin!

Bir kez fareyi görürlerse iplerin kopması hatta cazgırlaşmak da olasıdır.  Ve karşınızdakinde “Tiksinme Duygusu” bir kez oluşmuşsa, burada mecazi olarak kullandığımız fareyi; en usta kediye de sahip olsanız bir daha yakalayamazsınız…

Bojidar Çipof

12 Ekim 2014 




9 Ekim 2014 Perşembe

SEN VARSIN…



Belki aynı yerlerde dolaştık farklı anlarda

Belki aynı sinemalara gittik ayrı seanslarda

Aynı parkın bankında oturmuş olabiliriz

Aynı kebapçı, dönerci, çorbacı, aynı, aynı, aynı

Mekânlar aynı ama zamanlar farklı…

Hiç denk gelmeden yaşamak bu olsa gerek

Hani Dünya küçüktü, hani sevenler buluşurdu

Rastlaşırdı, kavuşurdu vesaire, vesaire sözler...

Asırlardır kandırdılar mı boşa bu kadar insanı?

Dolandırdılar mı en saf duygularımızı aldıkça?

Belki farklı farklı aşklar yaşadık süreçte

Ya da aşk sandık yaşadıklarımızı ayrı iken

Çünkü her aşk dediğimin ardından seni andım

Her yalnız kaldığımda kendimle olduğumda

Senin gölgen vardı yanımda

Gideni anmak gelmedi aklıma sadece sen vardın

Bana dediğin gibi “Sen varsın…”

Hiç değilse gözyaşlarında buluşsak…

Mesela aynı filmi izleyerek ağlamak gibi

Ya da aynı melodiyi dinlerken ikişer damla akıtsak…

Eminim ki mekânı tutturduk zamanda denk gelmedik

Ve eminim ki eşzamanlı ağlıyoruz

Ve eminim ki gözyaşlarında buluşuyoruz

…………..

Bana dediğin gibi “Sen varsın…”


Bojidar Çipof
26 Ocak 2013 






11 Eylül 2012 Salı

ŞİİR: VERMİYORUM SANA ŞİİRİMİ (BOJİDAR ÇİPOF)




Duydum seni!

Bana birkaç mısra yaz dedin?

Olur yazarım da hadi bana bir fikir versene

Söyle mevzusu ne olsun yazılacak satırların?

Çiçekler ve ağaçlar mı yoksa kuşlar mı olsun?

Ya da bülbülden başlayıp meyle mi bitsin?

Sahi, bir de mehtapta vuran yakamozlar var

Mısralar böyle dizilir genelde şairin içinden

Bazen uzakta bir şehir ya da bir sahil beldesi

Halikarnas’a âşık olup kalan da var kaçan da

Ya bir yeri çok sevmiş ya da bahanesidir bu

Aslında sebep belki gözden belki belden gelir

Kimi ince bele vurulur kimi buğulu gözlere

Birileri hep bir nedenle yazmış bu güne değin

Akmış dizeler ruhun coşkusuyla alt alta sıralı

Sebep çoktur zira insan da çok bu Dünya’da

Milyar kere insan, milyar kere öykü etmez mi?

Sen demin bana birkaç mısra mı yaz dedin?

Bak bir sözle buradan ne çok mısra çıkarttım

Ben biliyorum aslında sen ne kuş ne de çiçek,

Ne bülbülün çilesi ne de neyin buğulu sesini,

Hatta yakamozlar altında Adalar sahilini de

İstemiyorsun...

Ben biliyorum ne istediğini ve ne beklediğini!

Ama yapamam, sana ve bana yazamam

Sen ve ben için yazabilmek artık mümkün değil

Yoksa bu son umudun mu mısralar

Arasından bir yol mu bulmaktır senin gayretin?

Artık boşadır bu çabalar zira bende saik yok!

Öylesine tepkisizce dinliyorum seni şu anda

Yüzüme de baksan göremezsin ne var içimde

Gözlerim de kısık anlayamasınlar diye içimi

Ama sağ ol çünkü yine de yazdırdın sen bana

Ancak bunlar sana değil!

Vermiyorum sana şiirimi!


Bojidar Çipof
11 Aralık 2010



9 Ocak 2011 Pazar

BİRLİKTE YAŞLANALIM...


Tüm duvarları fotoğraflarla kaplı bir odadayım

Beynimde maziden görüntülerle vehimler

Elimde bir kadeh, önümde bir parça peynir

Kulaklarımda aşağılarda akan bir derenin sesi

Sanki fonda çalan müziğin süregelen melodisi

Ağzımı açıp bir kelâm edeceğim ama yoksun

Sessizliğimde, yalnızlığımda yine kendimleyim

Arkadaki korudan baygın bir kekik kokusu geldi

Parfümün gibi üstüme sindi ve yerleşti giysilerime

Bölük pörçük anılar ve içimdeki  hezeyanlarlayım

İkimiz de bu Dünya’nın ve yaşamın oyuncularıydık

Bazen gol yedik, bazen gol attık yaşama ayrı ayrı

Rüzgârla savrulan polenler gibi düştük ayrı yerlere

Yoksa biz o yemekleri karşılıklı yememiş miydik?

Yoksa biz seninle tanışmamış mıydık?

Galiba bu sözlerim hatıralar arasından seçilenler değil!

Başıboş, öylesine, amaçsızca bir araya getirdim

Çok söz var yazılacak ama evvelâ buluşmalıyız

Biliyorum ki sen de bir yerindesin bu Dünya’nın

Benim gibi aralardan çekerek yazıyorsun sözleri

Anlamsız değil bu seni anlıyorum, ben de aynıyım

Hadi gel artık kim olduğunu göster bana buluşalım

Hadi gel artık seninle birlikte yaşlanalım...


Bojidar Çipof
10 Ocak 2011 


12 Aralık 2010 Pazar

VERMİYORUM SANA ŞİİRİMİ



Duydum seni!

Bana birkaç mısra yaz dedin?

Hadi bana bir fikir versene

Söyle, mevzusu ne olsun yazılacak satırların?

Çiçekler ve ağaçlar mı yoksa kuşlar mı olsun?

Ya da bülbülden başlayıp meyle mi bitsin?

Bir de mehtapta vuran yakamozlar var…

Genelde mısralar böyle dizilir şairin içinden

Bazen uzakta bir şehir ya da bir sahil beldesi

Halikarnas’a âşık olup kalan da var kaçan da

Ya bir yeri çok sevmiş ya da bahanesidir bu

Aslında sebep belki gözden belki belden gelir

Kimi ince bele vurulur kimi buğulu gözlere…

Birileri, hep bir nedenle yazmış bu güne değin

Akmış dizeler ruhun coşkusuyla alt alta sıralı

Sebep çoktur zira insan da çok bu Dünya’da

Milyar kere insan, milyar kere öykü etmez mi?

Sen demin bana birkaç mısra mı yaz dedin?

Bak bir sözle buradan ne çok mısra çıkarttım!

Ben biliyorum aslında sen ne kuş ne de çiçek,

Ne bülbülün çilesi ne de neyin buğulu sesini,

Hatta yakamozlar altında Adalar sahilini de

İstemiyorsun...

Ben biliyorum ne istediğini ve ne beklediğini!

Ama yapamam, sana ve bana yazamam

Sen ve ben için yazabilmek artık mümkün değil

Yoksa bu son umudun mu?

Mısralardan bir yol mu bulmaktır gayretin?

Artık boşadır bu çabalar zira bende saik yok!

Öylesine tepkisizce dinliyorum seni şu anda

Yüzüme de baksan göremezsin ne var içimde

Gözlerim kısık anlayamasınlar diye içimi

Ama sağ ol çünkü yine de yazdırdın sen bana

Ancak bunlar sana değil!

Vermiyorum sana şiirimi!


Bojidar Çipof
11 Aralık 2010