antoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
antoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Haziran 2016 Pazar

ÂŞIK OLMAK TEK BAŞINA YETMİYOR!



Âşık Olmak Tek Başına Yetmiyor!

Belli bir yaşa gelmişse kişi, mazisi mutlaka olacaktır… Ancak maziden anımsanması, saklanması gerekenler olduğu kadar, ileriye taşınmaması, saklanmaması gerekenler de var!

Ve bu kalıntılar ya da geriden gelen izler, sevdiğinle aranda görünmeyen bir toz bulutu şeklinde seni sarar ve yaşamının son paragrafında, sonsöz olmana engel olur…

Üzerinde gözle görünmeyen (Simgesel anlamda) bir toz bulutu varsa, silkeledin ama hâlâ üzerindeki tozları tam anlamıyla dökemediysen… Bir kez daha irdele, bıraktığın izleri takip et ve ayak izlerinin olduğu yerleri de iyi temizle…

Önsözünü bildiğin romanın son sözünü de okumanın başka yolu yoktur!

Âşık Olmak Tek Başına Yetmiyor!



Bojidar Çipof

8 Şubat 2016 



10 Haziran 2016 Cuma

BİRDEN CANIM “SEN” İSTEDİ…


Birden canım “Sen” istedi…

Sensizdim çoktan ondandır sanırım

Bir şeyler dizmek istedim ama olmadı

Kelimeler gülmedi, hatta ağlamadı…

Duygularıma baktım çok yüksekteydiler

Ulaşamadım…

Tuhaf bir geceydi

Issızdı, karanlıktı, sonsuzluğundaydı

Dünya adeta tersyüzdü bu karanlıkta 

Ben de Güneşin ilk alevini bekledim

Ateş feryadına başlamadan toprağa

Yazmak istedim sana, içimden…

Kelimeler gülmedi, hatta ağlamadı…

Dörtlükler sevdalanmışlardı, akmadılar

Karmaşamı güne bıraktım çözmek için

Sadece yürüdüm zifirde

Tüy kadar hafif adımlarla yürüdüm

Terennüm ederek duman gözlere

Bir cana hasret, gönlüm sana hasret iken

Birden yine canım “Sen” istedi…

Ve gün alevlerini toprağa vurdu sonunda

Bir ışık yansıdı, günün yüzüydü bana bakan

Bir filiz de gördüm yerde, umutla uzanıyordu

Sanki sevgiye kavuşmak için çabalamaktaydı

İçimdeki coşku ile tekrar baktım duygularıma

Bu kez şükür ulaştım, savrulmamışlardı

Sadece sinmişlerdi karanlığın sessizliğinde

Bekliyorlardı günün sıcaklığında akmak için

Duygularımı dökmek için sana doğru

Ve yine canım “Sen” istedi…



Bojidar Çipof
20 Mart 2013 


19 Aralık 2015 Cumartesi

DENEME: AŞK ACISI ÜZERİNE KARAMSAR TÜMCELER…



Yalnızlığıyla özdeşleşerek gözlerdeki anlık gölgeler arasında saklanır aşk acısı…

Karanlık gecelerde, yıldızlara uzanan bakışlardaki isyan, sabahın güneşinde yalnızlıkla uyanınca yerini hüsrana verir…

Ve düşünmeye başlar kişi; ne, nerede, neden? Ve daha birçok soru düşer akla…

Hatayı anlamak adınadır bu sorular. Aklı yaylım ateşine tutar ve beyni durma noktasına getirir. Delirmenin bir başka hali de denebilir buna aslında… Ya da tek kelime ile “dayanamamaktır” olan biten!

Hele uğruna acı çekilen için “Acaba şimdi bir başkasıyla gülüyor mu?”  sorusu, omuzlarda sanki yere yapıştıracakmış gibi ağırlık oluşturmaktadır ve bedende iz bırakmayan tırmalamaların “iç kanatan” ağrıları da dayanılmaz gibidir…

Dillere pelesenk olmuş değil midir şu sözler: “Aşk için deli divane…

Filmi geriye alıp bir kez daha düşünmek, bu sayısız soruları sadece kendinle yanıtlamak zamanı gelmiştir…

Kalbe “Sen biraz kenara çekil, ben aklımla dertleşeceğim” deme zamanıdır da…

Akıl; el ele, diz dize, göz göze, beden bedene yaşanan anların güzelliğini bir kenara iterek başka sorular üretmeye pek maharetlidir… Bunu kalbi korumak ya da kurtarmak adına da yapmak zorundadır. Çünkü her şeye rağmen kalp atmalıdır ki aklın barındığı mahal de “canlı” kalabilsin!

Buna; tek kelimelik yanıtla “yaşamak” denmektedir…

Ve sonuç: Güzeldi… Hatta çok güzeldi… Ama bitti!

Peki?

Yaşanacaklar… Yaşanacak anlar… Yani ömrün henüz sarf edilmeyen anları… Ya da başka bir tanımla ömürden arta kalan bakiyemiz!

Bakiye kalan anların kullanımında da “yaşanmışlıklar” kadar “güzel yaşanacaklar” olacağından emin olunduğunda, ilk satıra dönülmeli ve oradaki “Aşk acısı” söylemi ve tüm bu karamsar satırlar unutulmalıdır!

Saat; günler, aylar “öncesine” alınabiliyorsa, “geçmiş zamana” dönerek “yaşam bakiyesinden” hoyratça sarf edilenler geri kazanılabiliyorsa aşkı kaldığı yerden ve acısız yaşamaya devam edilmelidir…

Saat; günler, aylar “ötesine” de alınabiliyorsa, orada başa nelerin gelebileceği görülebiliyorsa, güzelse orada görülenler, sıkı sıkı sarılarak asla kaybedilmemelidir aşk…

Ama saat; günler, aylar “ötesine” alınabiliyorsa, görülebiliyorsa orada başa neler gelebilir, “müstakbel kahır” ise orada görülenler, yaşanacak/yaşanan aşk acısına katlanılmalı…


Zamanla geçmeyen acı yoktur…


Bojidar Çipof
16 Aralık 2015 







22 Kasım 2015 Pazar

ŞİİR: BEN SENİ KAYBEDEMEM (BOJİDAR ÇİPOF)



Kalbimde sevgine mekân açtım
Tenimde kokuna yer ayırdım
Her gittiğim yerde ol diye
Dağlara, taşlara resmini kazıdım
Kendine benim gözümle bak sevdiğim
Ben seni kaybedemem…

Bir merhaba ve bir hoşça kal arası değil bu
Başlayıp bitmeyen heceler de yok artık
Sana sevdam gibi mısralar da akıyor
Zihnimin ördüğü parmaklıklar ise kalktı
Tutsaklığım sanadır sadece sevdiğim
Ben seni kaybedemem…

Bojidar Çipof 
15 Temmuz 2014 

ŞİİR: YALIN ÖZGÜRLÜK (BOJİDAR ÇİPOF)




Esrik ve delirdiğim günlerden birinde, 

Molalarda saklandığım yere doğru,

Kendime serzenerek adımlıyorum…

Bir yandan Ekim dalgaları sahile vurmakta,

Öte yandan çiseleyen yağmur ise yüzüme

Umuttan umudu kesmeden ağır aksak,

Hayatı sonlardaki üç noktaya saklamışçasına,

Yaşamı sorguladığım yere varmak niyetim…

Hep akşam vakti kaçtığım menzile gidiyorum

Ağladığımda kimsenin görmemesi için,

Tek başıma kalabalık olduğum mekâna;

Yalın özgürlüğüme saklanmaya yine…


Bojidar Çipof

17 Ekim 2013





ŞİİR; SEN’SİZ (BOJİDAR ÇİPOF)



Bugün Sen’i sordum

Benim gibi Sen’sizlere

Benim gibi Sen’i özleyenlere sordum Sen’i...

Sahilde tek başına yürüyenlere de

Bir uçurtmanın ipine dalgın dalgın bakanlara da

Eşiğine gönül deryalarını dökenlere de

Sen’i sordum bugün o gezemediğimiz sahilde…

Yeknesak adımlar atarken dalgın dalgın

İçinde Sen dışında bendim orada olan

Bir uçtan diğerine arşınlarken yolu

Birden kırık dökük mısralar geldi aklıma

Ama dalgalar gibi vurarak kayboldular

Kelimeleri tutamadığıma çok üzüldüm

İçinde sevda türküleriyle denize düştüler

Ve rüzgâr mavi bulutları yırtarken yine daldım

Her fırsatta seni andığımı anımsayarak

Kendime sıkıca sarıldım ve yürüdüm,

Gezemediğimiz o sahilde yine Sen’siz



Bojidar Çipof

9 Nisan 2013


ŞİİR: AUTUMN LEAVES (BOJİDAR ÇİPOF)



Sonbahar Yaprakları gibi uçup,

Kışı beklemeden koptular dallarından…

İlkbaharın ılımanlığında olmuş,

Yaz boyu el sallamışlardı birbirlerine

Ama Eylül gibi bitmeye çok aceleciydiler!

Dallarından koptular ve savruldular…

Bir kez daha İlkbahar nasip olmaz ki yaprağa

Şimdi Sonbahar yağmurları ıslatıyor

Kış gelmeden içlerinde titremekteler

Ve Autumn Leaves’i dinliyorlar

Şarkı; pencerenin önündeki

Düşen yaprakları anlatıyor

Kırmızı ve altın rengi yaprakları

Autumn Leaves daha çok şeyler anlatıyor

Eylül bitmeden dinlemelisiniz…


Bojidar Çipof
28 Eylül 2014 

ŞİİR: SEN VARSIN (BOJİDAR ÇİPOF)



Belki aynı yerlerde dolaştık farklı anlarda

Belki aynı sinemalara gittik ayrı seanslarda

Aynı parkın bankında oturmuş olabiliriz

Aynı kebapçı, dönerci, çorbacı, aynı, aynı, aynı

Mekânlar aynı ama zamanlar farklı…

Hiç denk gelmeden yaşamak bu olsa gerek

Hani Dünya küçüktü, hani sevenler buluşurdu

Rastlaşırdı, kavuşurdu vesaire, vesaire sözler...

Asırlardır kandırdılar mı boşa bu kadar insanı?

Dolandırdılar mı en saf duygularımızı aldıkça?

Belki farklı farklı aşklar yaşadık süreçte

Ya da aşk sandık yaşadıklarımızı ayrı iken

Çünkü her aşk dediğimin ardından seni andım

Her yalnız kaldığımda kendimle olduğumda

Senin gölgen vardı yanımda

Gideni anmak gelmedi aklıma sadece sen vardın

Bana dediğin gibi “Sen varsın…”

Hiç değilse gözyaşlarında buluşsak…

Mesela aynı filmi izleyerek ağlamak gibi

Ya da aynı melodiyi dinlerken ikişer damla akıtsak…

Eminim ki mekânı tutturduk zamanda denk gelmedik

Ve eminim ki eşzamanlı ağlıyoruz

Ve eminim ki gözyaşlarında buluşuyoruz

…………..

Bana dediğin gibi “Sen varsın…”


Bojidar Çipof
26 Ocak 2013 23.15 Yeşilköy





21 Kasım 2015 Cumartesi

VE YİNE BULDUM SENİ…


Seven bir adım attı
Sevilen de ona ellerini uzattı

Zaman kaybolmamıştı,
Ziyan olmamıştı günler ve aylar…
Sessizlik ve gürültüyü aynı anda yaşarken
Bedenler ayrı, kalpler birdi…
İçlerindeki sevgi, dışlarında küslük ile
Gözyaşı dökmeden ağlarken,
Pekişen sevdalarına mahpustular…
Yürek küs iken sevdiğine mahpustur
Küslük ise sevgidir, özlemdir, tutkudur
Duyulmayan feryatları sevgiliye ulaştırır

Seven bir adım atar
Sevilen de ona ellerini uzatır
Ve yine buldum seni” der…

Başka söze gerek var mı?


Bojidar Çipof
4 Kasım 2015 


SON DEMLERİNİ VURAN BİR EYLÜL GECESİ


Gece; Eylül, Eylül kokarak yaklaşıyordu! Güneş henüz batmamış, denizin maviliği ile buluşmaktaydı. Aradaki kaç bin mesafe ile geceye hazırlanıyorlardı birlikte…

Güneş; üzerindeki kırmızı giysiyi yavaşça çıkararak denizde kaybolmaya başlayınca,  deniz de çıkardı mavi giysisini ve gecenin karanlığını aldı üstüne… Kırmızı ve mavi son demlerini vuran bir Eylül gecesinde kayboldular…

Eylül’ün kokusu diğer aylara benzemez. Çünkü bazen bitiş, bazen de başlangıçtır Eylül… Bazen yiten bir koku, bazen de yeni duyulan bir hazdır Eylül…

Son demlerini vuran bir Eylül gecesiydi yaşanan…


Bojidar Çipof
26 Eylül 2015 


18 Kasım 2015 Çarşamba

ŞİİR: İÇİMDE GÜZ, DIŞIMDA YAZ… (BOJİDAR ÇİPOF)




İçimde güz, dışımda yaz…

Kaç mevsimi aynı anda yaşıyorum

Bir yandan sessizliğime inat,

Vuruşları yüreğimde iz bırakırcasına,

Camlarımı yağmur taneleri tırmıklıyor

Öte yandan bakıyorum yıldızlar yok!

Ay gibi sinmişler bulutların arkasına…

Kalbimde kendime saklarken güz’ü,

Yaz’ı gösterme çabasındayım yüzümde

Ne kötü; yaz iken kış’ta kalmak ne kötü

Kaç mevsimi aynı anda yaşamak!

İçimde güz, dışımda yaz…


Bojidar Çipof
26 Temmuz 2014