ayrılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayrılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Kasım 2023 Cumartesi

FIRTINANIN ARDINDAN


 Her fırtınanın ardından sessizlik olur

Bazen boşluk, bazen de hoşluktur olan

Ve yaşam yeni fırtınalarla devam eder

Devinim süregelmektedir…

 

Bojidar Çipof

10 Ocak 2015 

http://www.antoloji.com/firtinanin-ardindan-2-siiri/

 

OLMAYAN BİRİNE…

Yeter ki bir gün, bir yerde karşıma çık!

Tüm Birikmiş sevgilerimi sana vereceğim…

 

Bojidar Çipof

11 Aralık 2014

http://www.antoloji.com/olmayan-birine-siiri/


 

YAŞAMDAKİ İMLÂLAR



Hayatında “imlâ” olmalı…

Sayfanı noktalar doldurunca

İki nokta ile aşkı anlatmaya,

Noktalı virgülle sevda sözcüklerine,

Virgülle devam etmeye hasret kalırsın…

Zaman yine aşkı gösterince;

Noktalar virgüllerin arasında olur

Hayatında yeniden “imlâ” vardır artık!

Âşıkların tepesindeki şapkana da kavuşursun

Her şey güzeldir ardından…

Aşk gibi, âşık gibi…

 

Bojidar Çipof

25 Ekim 2014

http://www.antoloji.com/yasamdaki-imlalar-siiri/


 

Türk Dil Kurumu Yazım Kılavuzu’na göre; “aşk” “aşkı” ve “aşkım” kelimeleri şapkasız “A” ile “Âşık” kelimesi şapkalı “” ile yazılır…

8 Aralık 2015 Salı

ŞİİR: SEN ve SORU İŞARETLERİ? (BOJİDAR ÇİPOF)



Sen! 
Evet sen!
Rüzgârın bana getirdiği
Aniden önüme düşürdüğü o tane
Toprakla yeşeren tohum misali fidan…

Sen!
O büyük bir tarla vaat eden
Hani ihtimamla ektiğim suladığım,
Can suyunu tüm sevgimle verdiğim
Başında yeşermeni beklediğim Sen…

Sen’i gördüm topraktan yüzeye çıkarken
Filizlenirken, dallanıp yapraklanırken
Tam meyve verecektin ki ne oldu sana?
Havadan, sudan, topraktan mı etkilendin?
Zaten hep havadan sudan değil midir?
Durduran o filizin uzamasını, dallanmasını
Aşkın meyvesini vermesine engel olan
Sona neden olan, sonsuzluğa engel olan
Hep havadan sudan bir bahane değil midir?

Peki, kabahat kimde?
Havada ya da suda
Belki de tohumu atan bahçıvanda…
O tohum rüzgârla gelmemiş miydi?
Aniden önüme düşmemiş miydi?

Tohumu bulduğumda bahçıvan olmuştum
Sulamaya çapalamaya koyulmuştum…
Yeşermesini beklemeye, uzamasını görmeye
Filizden meyve olmasını umarak zaman aktı…

Bilmeden bahçıvan olmanın sonu işte bu!
Toprak, su ve tohum uymadı birbirlerine
Gerçekte kusur ne tohumda ne de fidandaydı
Kabahat sadece bahçıvandaydı
Ya da bahçıvan olmaya kalkandaydı…

Bojidar Çipof    




22 Kasım 2015 Pazar

ŞİİR: BEN SENİ KAYBEDEMEM (BOJİDAR ÇİPOF)



Kalbimde sevgine mekân açtım
Tenimde kokuna yer ayırdım
Her gittiğim yerde ol diye
Dağlara, taşlara resmini kazıdım
Kendine benim gözümle bak sevdiğim
Ben seni kaybedemem…

Bir merhaba ve bir hoşça kal arası değil bu
Başlayıp bitmeyen heceler de yok artık
Sana sevdam gibi mısralar da akıyor
Zihnimin ördüğü parmaklıklar ise kalktı
Tutsaklığım sanadır sadece sevdiğim
Ben seni kaybedemem…

Bojidar Çipof 
15 Temmuz 2014 

21 Kasım 2015 Cumartesi

ŞİİR: HOŞÇA KAL (BOJİDAR ÇİPOF)



Aslında ben varım,

Yanında olmayan bedenim 

Sen de varsın,

Yanımda olmayan bedenin… 


Yarı saydam perde gibi gün boyu taşımak zor

Ama ayrılık köprüsüne adım atılmışsa dönüş de zor

Kırılgan bir kuş gibidir gönül bir anda uçar, kaçar

Dedilerdi bana; “Sev ama çok da sevme!”

Nedenini o zaman anlayamamışım

Çünkü severken çok güzeldi yaşam

Sonra; sonra işte, sadece sonra…


Hadi gel bir anlaşma yapalım!

Aynı anda kalplerimizden çıkalım

Neden intikam alırmışçasına gitmiyorsun?

Yaşamımdan çıktığın gibi belleğimden de gitsen

Yaşam yine güzel olur mu?


Tamam!

Pes ettim, benden çıkma artık 

Çünkü ben de sende kalarak intikam alacağım

Hoşça kal…


Bojidar Çipof
14 Ekim 2014 

19 Kasım 2015 Perşembe

ŞİİR: HOŞ GELDİN (BOJİDAR ÇİPOF)


Sert rüzgârlar bitti

Şimdi sessizlik zamanı

Kuvvetli poyraz yerini bana bıraktı

Bu sessizlik çok sürmez

Ben fırtına isterim hayatımda

Ayaklarım yerden kesilmeli

Savrulan yapraklarla raks etmeliyim

Ruhum havalara uçmalı

Kalbim onunla güm güm atmalı

Yüreğim onun ışığından ısınmalı 

Ve ikimize bir kış masalı yazmalıyım

Çiçeklere teninin kokusunu,

Kuşlara gözlerini anlatmalıyım

Ben; Ben’i O’na verdim ve dedim ki;

Yukarıdan aşağıya bir kez daha oku

Bunlar Sen’in…

Bir başkasının yeri değil sana verdiğim

Hoş geldin…


Bojidar Çipof
24 Ekim 2014 



ŞİİR: SADECE SEN BANA FISILDA (BOJİDAR ÇİPOF)



Sadece sen bana fısılda
Dünya’yı sessize aldığımda
Seni dinlerken ses etmesin
Severken beni yormasın diye…

Sadece sen bana fısılda
Kelimelerin içini birlikte doldurduğum
Güz zamanı; ateş misali içimi ısıtan
Duvarlarımı aşıp gelen duman gözlü…

Sadece sen bana fısılda
Sesinle ruhumun gençleştiği
Kalbimin kuru mürekkebini yazdıran
Güneş misali etrafıma hare hare ışık saçan…

Sadece sen bana fısılda
Gözlerine baktığım anlarda
Ruhuma aş, gönlüme ilaç ettiğim
Gönlümdeki canlılığın sebebi…

Sadece sen bana fısılda… 

Bojidar Çipof
30 Ekim 2014




18 Kasım 2015 Çarşamba

ŞİİR: İÇİMDE GÜZ, DIŞIMDA YAZ… (BOJİDAR ÇİPOF)




İçimde güz, dışımda yaz…

Kaç mevsimi aynı anda yaşıyorum

Bir yandan sessizliğime inat,

Vuruşları yüreğimde iz bırakırcasına,

Camlarımı yağmur taneleri tırmıklıyor

Öte yandan bakıyorum yıldızlar yok!

Ay gibi sinmişler bulutların arkasına…

Kalbimde kendime saklarken güz’ü,

Yaz’ı gösterme çabasındayım yüzümde

Ne kötü; yaz iken kış’ta kalmak ne kötü

Kaç mevsimi aynı anda yaşamak!

İçimde güz, dışımda yaz…


Bojidar Çipof
26 Temmuz 2014 

30 Temmuz 2015 Perşembe

ŞİİR: BİR AYRILIK ŞARKISI BU DİNLEDİĞİM (BOJİDAR ÇİPOF)



Bir ayrılık şarkısı bu dinlediğim…

Notalar sahipsiz savrulurken

Müziğini yalnız terennüm ettiğim

Bir yerde ve bir rüyada

Artık içinde sadece ben

Gözlerimde, ellerimde sen olmadan

Bir ayrılık şarkısı bu dinlediğim…

Havada duygular biriktiren

Yaşamdan mavi umutlarla uçan

Kendimi yalnızlığıma arkadaş,

Seni sana emanet eden

Bir ayrılık şarkısı bu dinlediğim…


Bojidar Çipof 
14 Haziran 04.00 Yeşilköy








5 Kasım 2014 Çarşamba

AYRILIK ile AYRILMA



Ayrılık ile Ayrılma farklı iki olgudur. 

Ayrılık aynı zamanda hasrettir, beklentidir, umuttur.

Ayrılık; içinde beklenene kavuşma anının sabırsızlığını, özlemini, kavuşunca sevgisi ile sevincini de barındırır.

Ayrılık; süredir, beklemedir, ardından gelecek vuslattır…

Ayrılma ise; bitiştir, kopuştur!

Tarafların kendi kararları çerçevesinde yürüdükleri yoldur ki bu çok zaman farklı yönleredir. Ayrılan yollar genelde tek yöndür, dönüşü yoktur, çok ender olarak da dönüş zordur. İstisnalar tabi ki vardır ama gidene, gitmek isteyene “Neden?” diye sormak abestir. Çünkü o; bu kararı alana kadar çok düşünmüştür, karar vermiştir ve de ayrılmıştır. Taraflardan biri, kafasında “Ayrılık” mevhumunu oturtmuş ve de talep etmiş ise zaten “Ayrılık” beyinde gerçekleşmiştir yukarıda dediğimiz gibi; gitmek isteyene “Neden?” diye sormak abestir…

Ayrılık; aynı zamanda “Sevgi Kabı”nı de çatlatır, parçalar… Kimi zaman, tabiki ayrılıklarda, da “yeniden” bir araya gelinir.

Menfaat ya da ekonomik bağımlılıktan ötürü “yeniden” bir araya gelmelerde taraflardan biri artık “ezilen” taraftır.

Ve artık bu “yeniden” bir araya gelmede ”sevgi” faktörü egemen değildir! Gelen de zaten hayat arkadaşlığını değil istikbal gailesini (Özünde sevgi odaklı bir dönüş değil ise) ön planda tutarak geri gelmiştir.

Herhangi bir menfaat olmadan, sadece sevgi odaklı “yeniden” bir araya gelmelerde ise hiçbir şey eskisi gibi olmaz/olamaz…

Çünkü bu süreçte çatlayan “Sevgi Kabı” onarılmış, yapıştırılmıştır ama hiçbir çatlak porselen eski haline gelemez…

Ayrılık; adı üstünde ayrışmadır…


Bojidar Çipof
31 Ekim 2010 


30 Ekim 2014 Perşembe

SADECE SEN BANA FISILDA



Sadece sen bana fısılda
Dünya’yı sessize aldığımda
Seni dinlerken ses etmesin
Severken beni yormasın diye…

Sadece sen bana fısılda
Kelimelerin içini birlikte doldurduğum
Güz zamanı; ateş misali içimi ısıtan
Duvarlarımı aşıp gelen duman gözlü…

Sadece sen bana fısılda
Sesinle ruhumun gençleştiği
Kalbimin kuru mürekkebini yazdıran
Güneş misali etrafıma hare hare ışık saçan…

Sadece sen bana fısılda
Gözlerine baktığım anlarda
Ruhuma aş, gönlüme ilaç ettiğim
Gönlümdeki canlılığın sebebi…

Sadece sen bana fısılda… 

Bojidar Çipof
30 Ekim 2014




26 Ekim 2014 Pazar

SEVERSİN İŞTE!

 

Söyleyemesen de harfleri, kelimeleri

Ve kuramazsan da cümleleri kelimesiz

Söyleyemediklerinle dilin acısa da seversin

Suskunluğunda yaşasan da sevdiğini

Nefes almak bile güç gelse sana

Yine de seversin biçare gönlünde yalnız…

Yaşarsın yalnızlığı etrafında çokluk da varsa

Bazen başka tenlerde ararsın, ısındım sanarak

Ve üşürsün sana değen anlık tenin sıcaklığıyla

O harfleri anımsarsın böyle anlarda yine

Hani kuramadığın cümlelerdeki

Dilin incinir diye demediğin kelimeleri anımsarsın

Dudağından çıkamayan kırık gönlün çığlıdırlar

Gönderemediğin duyguların elçileridir onlar

Yanarsın elinden kayan anlara şaşı baktığın için

Üzülürsün dökemediğin kelimelere, cümlelere…

Yaşama mola verilebilseydi, söylerdin belki

Salise kaybetmeden yaşamak için sevdanı

Duyguların akardı ağzından ırmak misali

Yaşamın her anını damıtarak yudumlamak için

Haykırırdın sen de şaşırarak içinden gelenleri

Seversin işte!

Bojidar Çipof
29 Mayıs 2013 



SEN ve SORU İŞARETLERİ?



Sen! 
Evet sen!
Rüzgârın bana getirdiği
Aniden önüme düşürdüğü o tane
Toprakla yeşeren tohum misali fidan…

Sen!
O büyük bir tarla vaat eden
Hani ihtimamla ektiğim suladığım,
Can suyunu tüm sevgimle verdiğim
Başında yeşermeni beklediğim Sen…

Sen’i gördüm topraktan yüzeye çıkarken
Filizlenirken, dallanıp yapraklanırken
Tam meyve verecektin ki ne oldu sana?
Havadan, sudan, topraktan mı etkilendin?
Zaten hep havadan sudan değil midir?
Durduran o filizin uzamasını, dallanmasını
Aşkın meyvesini vermesine engel olan
Sona neden olan, sonsuzluğa engel olan
Hep havadan sudan bir bahane değil midir?

Peki, kabahat kimde?
Havada ya da suda
Belki de tohumu atan bahçıvanda…
O tohum rüzgârla gelmemiş miydi?
Aniden önüme düşmemiş miydi?

Tohumu bulduğumda bahçıvan olmuştum
Sulamaya çapalamaya koyulmuştum…
Yeşermesini beklemeye, uzamasını görmeye
Filizden meyve olmasını umarak zaman aktı…

Bilmeden bahçıvan olmanın sonu işte bu!
Toprak, su ve tohum uymadı birbirlerine
Gerçekte kusur ne tohumda ne de fidandaydı
Kabahat sadece bahçıvandaydı
Ya da bahçıvan olmaya kalkandaydı…

Bojidar Çipof
14 Eylül 2010