fidan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fidan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Aralık 2012 Pazar

ŞİİR: BANA ÇAM AĞAÇLARININ SESİNİ TARİF EDEBİLİR MİSİN? (BOJİDAR ÇİPOF)



Çam ağaçlarının sesini tarif edebilir misin?

Aşk fısıltısı gibi bir nefes var da kulağımda

Bir ormandayım sanki ve fısıldıyor

Hatırlatıyor bana geçmişteki gezmelerimizi 

Onu anıyorum şimdi bir ormanda olmasam da

Bir soğuk akşamüstüydü

Gözlerimi alamamıştım onu ilk gördüğümde

Bir ışık haresi belirmişti yolumun üstünde

Gün ışığını yitirirken etrafım birden ışıldamıştı

Güneş feryat eder gibi son ışığını bana yansıtmıştı

Tuhaf hayallerle de karışan kafam aydınlanıverdi

O; çamurlar arasında parlayan beyaz bir zambaktı

Gün doğarken ortaya çıkan sabahın güneşiydi

Dudaklarından bana savrulan bir seda

Tefrika roman gibi her gün tekrarlanan bir hayal

Münzevi yaşamımdan beni ışığa taşıyan nurdu o

Ama sonra ışığımı, nurumu, hayalimi bıraktım

Velhasıl her şeyimi onda bırakarak ayrıldım ben

Yalnızca bir ses kaldı kulaklarımda o günlerden

Hani birlikte dolaşırken o ormanda,

Ve çam ağaçlarının her rengini seyrederken onunla

Rüzgârda kulağıma gelen yaprakların sesi nerede

Şimdi o sesi anımsamaya çalışıyorum

Fakat beyhude gelmiyor kulaklarıma

Yoksa ben ona değil de mavi bir lâdine mi vuruldum

Bu nedenle sana soruyorum şimdi

Bana çam ağaçlarının sesini tarif edebilir misin?


Bojidar Çipof
7 Şubat 2011 




14 Aralık 2012 Cuma

ŞİİR: ELÂ GÖZLERE ÂŞIK OLMAK (BOJİDAR ÇİPOF)


Elâ gözleri derin bir yerinde saklamışsan

Kundaklamış sarmalamışsan onları kalbinde

İhtimamla daha da büyütmek için sevgiyi

Yüreğine kakılmış iri iki elmas gibiyseler

Parlamaları yüzünden aksediyorsa; âşıksın

Yanında ve sana bakıyorlarsa; şanslı âşıksın

Zaman akar, ruhlar tek olur bedenler gibi

Çok ziyade sevgi ile dolar aşk halinde kişi

Belirgin anlaşılır yüzünden içindeki mutluluk

Gün iştiyak halinde geçer onu göremediğinde

Zaman akmaz taşar su misali sevgi yatağından

Seni onu sevdiğin gibi seven elâ gözler varsa

Sen gerçekten âşık hem de çok şanslı âşıksın

Fakat tablo her zaman pembe olmaz kızarır

Yüz umutsuzlukla gölgelenir ruh kapkara olur

Görememek başlarsa ve ayrılığa delaletse kötü

Hem de çok kötü ümitsiz aşk hali mi yoksa bu?

Bundan ötürü ziyade düşüncelere girdiysen

Senin gibi olanlar arasında sessizce kuytularda

Hüzünlü ve tek dolaşmaklar bir çare olmaz sana

Yüzünde herkesin göremeyeceği çizgiler belirir

Saklamaya çalışma kalbinde çok derin de olsalar

Zira içinde hüzün ve keder de olsa zaman akar

Yaşam sürmekteyse kalan yaşama umut olmalı

Belki bir tutam sevgi eşliğinde hâlâ sulamaktasın

Son kalan toprağın avuçlarından kaymaması

Sularla birlikte erimemesi, akıp gitmemesi için

Sıkıca tutabilirsen sevgini belki bir çare daha var

Gerçekten varsa denemelisin hem de sonuna dek

Ama son çare ayrılıksa, hakikaten denediysen her şeyi

Ne yaşadıysan ne kadar sevdiysen yarısını al

Yarısı onun yarısı senin olsun

Sadece elâ gözleri ona bırakma

Onların ikisi de sende kalsın... 

24 Şubat 2011 Perşembe

ELÂ GÖZLERE ÂŞIK OLMAK


Elâ gözleri derin bir yerinde saklamışsan

Kundaklamış sarmalamışsan onları kalbinde

İhtimamla daha da büyütmek için sevgiyi

Yüreğine kakılmış iri iki elmas gibiyseler

Parlamaları yüzünden aksediyorsa; âşıksın

Yanında ve sana bakıyorlarsa; şanslı âşıksın

Zaman akar, ruhlar tek olur bedenler gibi

Çok ziyade sevgi ile dolar aşk halinde kişi

Belirgin anlaşılır yüzünden içindeki mutluluk

Gün iştiyak halinde geçer onu göremediğinde

Zaman akmaz taşar su misali sevgi yatağından

Seni onu sevdiğin gibi seven elâ gözler varsa

Sen gerçekten âşık hem de çok şanslı âşıksın

Fakat tablo her zaman pembe olmaz kızarır

Yüz umutsuzlukla gölgelenir ruh kapkara olur

Görememek başlarsa ve ayrılığa delaletse kötü

Hem de çok kötü ümitsiz aşk hali mi yoksa bu?

Bundan ötürü ziyade düşüncelere girdiysen

Senin gibi olanlar arasında sessizce kuytularda

Hüzünlü ve tek dolaşmaklar bir çare olmaz sana

Yüzünde herkesin göremeyeceği çizgiler belirir

Saklamaya çalışma kalbinde çok derin de olsalar

Zira içinde hüzün ve keder de olsa zaman akar

Yaşam sürmekteyse kalan yaşama umut olmalı

Belki bir tutam sevgi eşliğinde hâlâ sulamaktasın

Son kalan toprağın avuçlarından kaymaması

Sularla birlikte erimemesi, akıp gitmemesi için

Sıkıca tutabilirsen sevgini belki bir çare daha var

Gerçekten varsa denemelisin hem de sonuna dek

Ama son çare ayrılıksa, hakikaten denediysen her şeyi

Ne yaşadıysan ne kadar sevdiysen yarısını al

Yarısı onun yarısı senin olsun

Sadece elâ gözleri ona bırakma

Onların ikisi de sende kalsın...

Bojidar Çipof

24 Şubat 2011


http://www.antoloji.com/ela-gozlere-asikolmak-siiri/

7 Şubat 2011 Pazartesi

BANA ÇAM AĞAÇLARININ SESİNİ TARİF EDEBİLİR MİSİN?


Çam ağaçlarının sesini tarif edebilir misin?

Aşk fısıltısı gibi bir nefes var da kulağımda

Bir ormandayım sanki ve fısıldıyor

Hatırlatıyor bana geçmişteki gezmelerimizi 

Onu anıyorum şimdi bir ormanda olmasam da

Bir soğuk akşamüstüydü

Gözlerimi alamamıştım onu ilk gördüğümde

Bir ışık haresi belirmişti yolumun üstünde

Gün ışığını yitirirken etrafım birden ışıldamıştı

Güneş feryat eder gibi son ışığını bana yansıtmıştı

Tuhaf hayallerle de karışan kafam aydınlanıverdi

O; çamurlar arasında parlayan beyaz bir zambaktı

Gün doğarken ortaya çıkan sabahın güneşiydi

Dudaklarından bana doğru savrulan bir seda

Tefrika roman gibi her gün tekrarlanan bir hayal

Münzevi yaşamımdan beni ışığa taşıyan nurdu o

Ama sonra ışığımı, nurumu, hayalimi bıraktım

Velhasıl her şeyimi onda bırakarak ayrıldım ben

Yalnızca bir ses kaldı kulaklarımda o günlerden

Hani birlikte dolaşırken o ormanda,

Ve çam ağaçlarının her rengini seyrederken onunla

Rüzgârda kulağıma gelen yaprakların sesi nerede

Şimdi o sesi anımsamaya çalışıyorum

Fakat beyhude gelmiyor kulaklarıma

Yoksa ben ona değil de mavi bir ladine mi vuruldum

Bu nedenle sana soruyorum şimdi

Bana çam ağaçlarının sesini tarif edebilir misin?


Bojidar Çipof
7 Şubat 2011

27 Ocak 2011 Perşembe

"GÖREMEDİM" (ÖYLESİNE SATIRLAR) BOJİDAR ÇİPOF



Engin bir boşluğa baktım dün

Orada seni göremedim 


Belki vardın ama ben seni göremedim

İçimde yine bir sürü kuruntu ile bir gün geçirdim

Gök boşluğuna baktım durdum ama seni orada da göremedim

Ve sıkıldım…

Biliyorum ki varsın, oradasın ama ben seni göremedim

Önümde yeşil bir alan vardı belki oradasın diye yeri de eşeledim

Ama orada da seni göremedim

Zor vesselam orada olduğunu bilmek ve seni bulamamak

Gam çekenler de toplanmıştı arıyorlardı birilerini

Sordum gamlılara ama heyhat onlar zaten kendi gamlarında

Cevap bile vermediler bana

Demek ki ne varsa bende dedim

Bir ayna yok mu diye sordum birine

Varmış, baktım oh bereket ben yerimdeyim

Ne güzel…

Korktum zira ben de uzaklardayım diye

Aman bari kendimi kaybetmeyeyim

Yine de ayrılamadım oradan ve bekledim, tan ağardı bu arada

Gün tam yüzünü gösterdi ki bir martı sesi ile irkildim

Bana boşuna bekleme şimdi yukarıdan baktım Dünyâ’ya ama ben de göremedim dedi

Ben kimi ki dedim, birini aramıyorum

Tabi yalan bu…

Hey gidi koca adam, sana kim dedi uzaklara bak

Sarılsana yakınındakine, senin olana, senden olana

Bu sana ders olsun dalma bir daha boş rüyalara

Berrak, açık, seçik ve yanında olana sarıl

Ve çok içten olsun çünkü o senin

Senin olanla, seninle olanla hayatını yaşa

Göremediğinle değil,

Gördüğünle…



Bojidar Çipof
14 Temmuz 2009 00.00

http://www.antoloji.com/goremedim-27-siiri/