Gerçek Hayat Dergisi’nin 4 Mayıs tarihli baskısında FETÖ konulu
176 sayfalık bir özel sayı yayınlamıştı. Dergide yer alan bazı söylemler
Helenler tarafında büyük rahatsızlık yarattı ve bu dergiye yapılan tepkiler
Yunan medya kanallarında hâlâ devam ediyor. Derginin yayınlanmasından hemen
sonra Yunan Skai Televizyonu özel bir haber yaparak
bahsi geçen dergide yer alan, Rum Patriği Bartholomeos da dâhil olmak üzere Rum
Cemaati’nin birçok üyesinin Fethullah Gülen'e, Başkan Tayyip Erdoğan'a darbe
düzenleyebilmeleri için yardım etmekle suçlanmasının kabul edilemez olduğunu
savunmuştu. Bu haber Yunan ulusal medyasının yanı sıra Rum/Yunan dini
kanallarında yer aldı. Bahsi geçen derginin sanki sadece Rum Patriği ve
cemaatini hedef alan bir yayın olduğu, özellikle Pontusçu sitelerde de
abartılarak haber yapıldı. Oysaki 176 sayfalık derginin içindeki birçok
bahisten biri Rum Patriğiydi…Araştırmacı Yazar ve Müzisyen Bojidar Çipof'un Bu Blogunda; Çeşitli Yerlerde Çıkan ya da Basılmış Yazıları, Makaleleri, Şiirleri ve Televizyon Programlarından Videolar Bulunmaktadır.
23 Mayıs 2020 Cumartesi
PONTUSÇULUK HIZ KESMEDİ
Gerçek Hayat Dergisi’nin 4 Mayıs tarihli baskısında FETÖ konulu
176 sayfalık bir özel sayı yayınlamıştı. Dergide yer alan bazı söylemler
Helenler tarafında büyük rahatsızlık yarattı ve bu dergiye yapılan tepkiler
Yunan medya kanallarında hâlâ devam ediyor. Derginin yayınlanmasından hemen
sonra Yunan Skai Televizyonu özel bir haber yaparak
bahsi geçen dergide yer alan, Rum Patriği Bartholomeos da dâhil olmak üzere Rum
Cemaati’nin birçok üyesinin Fethullah Gülen'e, Başkan Tayyip Erdoğan'a darbe
düzenleyebilmeleri için yardım etmekle suçlanmasının kabul edilemez olduğunu
savunmuştu. Bu haber Yunan ulusal medyasının yanı sıra Rum/Yunan dini
kanallarında yer aldı. Bahsi geçen derginin sanki sadece Rum Patriği ve
cemaatini hedef alan bir yayın olduğu, özellikle Pontusçu sitelerde de
abartılarak haber yapıldı. Oysaki 176 sayfalık derginin içindeki birçok
bahisten biri Rum Patriğiydi…14 Temmuz 2018 Cumartesi
PATRİKHANE “BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ VE ANKARA METROPOLİTLİĞİ” KURDU
Son zamanlarda
Patrikhane’ye Ekümenik statüsü verilmesi ve Heybeliada Ruhban Okulu’nun
açılması için Rum Patrikhanesi’nin çabalarının arttığını gözlemliyoruz.
Özellikle şu an içinde bulunduğumuz yoğun gündemde fark ettirmeden edinimler
sağlamaya çalışıyorlar. Okulun açılması için ABD’den ve AB’den çok sayıda
politikacı devreye girmekte, ABD’de çok etkin olan bir grup olan Archonlar da
özel kampanyalar yürütmektedir. Geçen makalelerimizde dikkat çektiğimiz gibi
gelenek olarak Patrikhane’de yapılan birçok toplantı ve kabuller, son aylarda
Heybeliada Ruhban Okulu’nda yapılmaya başlandı, sıradan ayinlerin ardından çok
sayıda yabancı diplomatın da iştirak ettiği toplantılar gerçekleşti.
Rum Patrikhanesi her
sene düzenli olarak Sen Sinod (Patrikhane Dinî Meclisi) toplantıları
yapar. Gündemlerinin yoğunluğuna göre bazen 2 bazen de 3 gün süren Sen Sinod
toplantıları, gelenek olarak Patrikhane içindeki sinod toplantı odasında
yapılır. Bu seneki 10-12 Temmuz tarihlerinde yapılan sinod toplantısı
Heybeliada Ruhban Okulu’nda toplantı salonunda yapıldı.
Elimize geçen
fotoğraflarda, salonun ciddi bir masraf ile çok iyi bir şekilde restore
edildiği görülüyor. Bu salona 10 Temmuz’da Patrik Bartholomeos’un kestiği
kurdelenin ardından girilmiş! 1. Derece Eski Eser statüsünde olan Heybeliada
Ruhban Okulu’nda böyle bir onarınım yapılması için resmi makamlardan izin
alınıp alınmadığını ise bilinmiyor!
Yunan/Grek yanlısı haber
sitelerinde bu gelişmenin ardından 2014 Haziran’da Selanik Aristoteles
Üniversitesi'nin büyük bir akademik kadro ile Ruhban Okulu için hazırladığı,
AVM tarzında bir değişim içeren bir proje yeniden servis edilmeye başladı.
2014’de yapılan bu proje
ile ilgili Aristoteles Üniversitesi'nde yapılan basın açıklamasında şu sözler
söylenmişti:“Bu Aristoteles Üniversitesi'nin evrensel güçlerini de gösteren bir
projedir Mevcut ekonomik koşullar ve tüm zorluklarla rağmen bu konudaki
ilhamımız, özellikle şimdi daha da güçlüdür.” Bahsi geçen
toplantıda; 1971 yılında Türk yetkililer tarafından kapatılana kadar Ekümenik
Patrikhane ve Ortodoksluğun bir sembolü olan Halki Ruhban Okulu’nun yeniden
açılması için ne gerekiyorsa yapılması gerektiğine de vurgu yapılmıştı.
1971’de okulu
Türkiye’nin Ruhban Okulu’nu kapatmış olduğu külliyen yalandır. Zira aynı yıl
yürürlüğe giren YÖK Kanunu çerçevesinde tüm yüksekokullar YÖK’e bağlanmıştı.
Patrikhane ise (Bugün de olduğu gibi) gerek
müfredat ve gerekse öğrenci ile öğretmenler açısından tam bağımsızlık ya da
denetimsizlik istiyordu.
Böyle bir rüya
gerçekleşebilir mi? Eski eser bir taşınmazda böyle bir mimari değişim
yapılabilir mi? Elbette ki hayır! Ancak içinde bulunduğumuz 2018 Temmuz ayında,
2014’deki bir rüyanın fotoğraflarının neden yeniden servis edilmeye başlandığı
ise üzerinde durulması gereken bir husus!
Patrikhane’nin en büyük
destekçisi konumunda olan ABD’li Archonların geçmişte zengin içeriğe sahip olan
resmi web sitesinde kısa bir süre önce büyük bir değişim yapıldı. https://www.archons.org/
Ana sayfada flash ile
dönüşümle açılan sadece 2 sayfa bulunuyor. Bu sayfalardan birincisinde bir
fotoğraf üzerinde; “Heybeliada Okulu 47 yıl! Heybeliada Ruhban
Okulu 1971'den beri zorla kapalıdır.”
(Halki
Seminary... Year 47! The Theological School of Halki remains forcibly closed
since 1971)
Bu sayfalardan
ikincisinde ise bir fotoğraf üzerinde; “Türk Hükümeti, Ekümeniğin binlerce mülküne el
koydu” şeklinde ifadeler yer almaktadır.
(Desecration
of Property The Turkish Government has confiscated thousands of properties from
the Ecumenical)
Rutinin dışında,
Heybeliada Ruhban Okulu’nun yenilenen toplantı salonunda yapılan Sen Sinod
toplantısı ile ABD’de çok etkin ve zengin kişilerden oluşan Archonların web
sitelerindeki bu değişim ve 2014’de Selanik Aristoteles Üniversitesi'nin
hazırladığı projenin yeniden servis edilmesinin zamanlama olarak çakışması
ilginçtir.
Patrikhane geçtiğimiz
yıllarda, üzerinde Rumluğun esamesi olmayan Silivri, Sivas, Bergama, Efes,
Antalya, İznik, Perge, Çanakkale, Edirne, İzmir gibi yerlere metropolitler
atadı. Rum Patrikhanesi esas olarak, Türkiye’de bulunan ve Türk vatandaşları
olan Rum Cemaati’nin dini ihtiyaçlarını karşılamak için faaliyettedir.
Bu sene Heybeliada
Ruhban Okulu’nda yapılan sinod toplantısında bazı yeni metropolitlikler ihdas
edildi.
Bu tayinler arasında çok dikkat çeken bir husus var.
Yapılan açıklamalarında
1922’den beri boş olan duran “Ankara Metropolitliği”nden
bahis edilerek “Birleşik Arap Emirlikleri ve Ankara
Metropolitliği” ihdas ve tayin yapıldı.
Ankara’da; Sivas,
Silivri, Çanakkale’de olduğu gibi Rum yok! Neden Ankara’da 1922’den beri
olmayan bir metropolitlik kurma gereği duyuldu?
Birleşik
Arap Emirlikleri ve Ankara Metropolitliği
Ankara Metropolitliği
sadece Ankara değil aynı zamanda “Birleşik Arap Emirlikleri ve Ankara
Metropolitliği” olarak ihdas edildi.
Birleşik Arap
Emirlikleri’nin Türkiye aleyhinde çalışmaları ve düşünceleri malumdur ve bu
aleyhteki çalışmalar arasında artık Rum Patrikhanesi ve Ruhban Okulu lehine de
destek verildiği görülmektedir.
Rum Patriği
Bartholomeos, 1 Mayıs’ta Heybeliada Ruhban Okulu’nda bazı diplomatlarla bir
toplantı yaptı ve Eylül’de Ruhban Okulu’nun açılacağını duyurdu. Ardından bunun
yalan olduğu ve yabancı misyon temsilcileri arasında algı yaratmaya yönelik
olduğu ortaya çıktı.
Onlara göre; bu kadar
önemli bir konu, onlarca kendi siteleri dururken Birleşik Arap Emirlikleri
finansmanındaki ve “FETÖ” destekli/destekçisi “AHVAL”
adlı bir haber sitesi üzerinden 10 Mayıs’ta haber edildi.
Aradan geçen 2 aydan
sonra Patrikhane sinodunda alınan bir kararla “Birleşik Arap
Emirlikleri ve Ankara Metropolitliği” ihdas edilmesinin
düşündürücü olduğu aşikâr!
------------------
RUM PATRİKHANESİ'NİN GİZLİ DESTEKÇİLERİ
Yunanca paylaşım yapan
bu haber sitelerinde kendi açılarından çok önemli konular dahi artık direk
olarak paylaşılmıyor ve dünyanın bir ucunda bir Grek sitesinde çıkan haber
alıntı olarak paylaşılıyor.
Rum Patriği
Bartholomeos, 25 Nisan 2018’de Ankara’da Cumhurbaşkanlığı’na bir ziyarette
bulundu. Kabul esnasında Patriğin herhangi bir talebine cevap verildiği
hakkında hiçbir resmi kaynakta bilgi paylaşılmadı. Konu ile ilgili haber
ajanslarımızda tek satırlık bilgiler paylaşıldı. (Örneğin
ANKA: Cumhurbaşkanımız günlük programında “Bartholomeos’u kabul edecek”
şeklinde) (DHA -Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fener
Rum Patriği Bartholomeos'u Beştepe'de kabul etti.)
Patrikhane’ye tüzel
kişilik verilmesi ile Ekümenik sıfatla kabul edilmesini ve Heybeliada Ruhban
Okulu’nun açılmasını yıllardır Patrikhane Türkiye’den talep etmektedir ve AB
ile ABD de bu hususlarda yıllardır Türkiye’ye baskı yapmaktadır. Ancak bu üç
konuda Türkiye’nin tavizi olmadı. Yıllardır yinelenen bu taleplerle
ilgili bir değişiklik olsaydı mutlaka resmi bir açıklama yapılırdı. Ve de
bir edinim sağlansaydı yukarıda belirttiğimiz Yunanca yayın yapan haber
sitelerinde ve sosyal medya hesaplarında zaten flaş olarak duyurulurdu.
Örneğin; İstanbullu Rumların Evrensel Federasyonu’nun resmi web sitesi olan
Anatoli’de (Anadolu) çok iyi bir atmosferde yarım saat süren
bir nezaket ziyareti yapıldığı haber oldu.
Bu noktada yayın
organlarındaki haber verme itiyatları değişikliği gibi bir başka itiyat
değişikliğinin de son zamanlarda gözlemlendiğini bildirmek gerekir. Yabancı
misyon temsilcilerini Patrik seçildiğinden beri makamında kabul eden
Bartholomeos, yabancı misyon temsilcilerini artık Heybeliada Ruhban Okulu’nda
kabul ediyor.
Örneğin 6 Şubat 2018’de
dini bir etkinlik bahane edilerek, ayinin ardından Heybeliada Ruhban Okulu’nda,
okulun yeniden açılması için Türkiye’de bulunan misyonlardan Büyükelçi ve
Başkonsolos düzeyinde kişilerin de katıldığı “Halki İlahiyat Okulu'nun
yeniden açılması için Ekümenik Patriğin Yeni Çağrısı” adı
verilen bir toplantı düzenlenmişti. 1 Mayıs’ta Ruhban Okulu’nda yine aynı
şekilde “İngiltere Büyükelçisi Sir Dominick Chilcott” ve “AHEPA”
Amerikan Helenik Eğitim İlerleme Derneği'nin üst düzey üyeleri ve Başkanı “Carl
R. Hollister” ağırlandı. AHEPA’nın Kanada kolunun Yüksek
Komiseri ve Başkanı “Christos Argirious” ise
toplanan bir yardımı Heybeliada Ruhban Okulu'na verdi.
Bartholomeos 4 Mayıs’ta,
Avustralya’da çıkan “O Cosmos Gazetesi”ne bir
röportaj verdi ve Heybeliada Ruhban Okulu’nun önümüzdeki Eylül’de
açılacağını söyledi. Patrikhane için çok önemli olan Heybeliada
Ruhban Okulu’nun Eylül’de açılma ihtimali kendi kaynaklarında değil, dünyanın
diğer bir ucundan Greek-Australian Newspaper olarak tanımlanan O Cosmos
Gazetesi’nde yayınlandı. Avustralya’da çıkan bu haber ilginçtir ki 11 Mayıs’a
kadar yukarıda bahsi geçen kendi haber sitelerinde yer almadı. 11 Mayıs’ta Amen
ve Romfea web siteleri; 4 Mayıs tarihli Avustralya O Cosmos Gazetesi haberini
kaynak göstererek haberi verdiler ve Ruhban Okulu ile ilgili bilginin 1
Mayıs’ta İngiltere Büyükelçisi Sir Dominick Chilcott ve “AHEPA” Derneği'nin üyelerine de söylendiği anlaşıldı.
10 Mayıs’ta şaşırtan bir
gelişme oldu. Birleşik Arap Emirlikleri finansmanındaki ve “FETÖ”
destekli/destekçisi “AHVAL” adlı bir haber sitesinde
“Evren Dede” imzalı bir makalede, 4 Mayıs’ta “O
Cosmos Gazetesi”nde çıkan Bartholomeos’un söyleşisi paylaşıldı.
“AHVAL” adlı sitenin Türkiye’den erişimi
engellenmiştir. (Vekil sunucu uzantılar kullanılarak
erişilebilmektedir.)
“AHVAL”
haber sitesi ile ilgili Türkiye’de çıkmış çok sayıda haber bulunmakta. Bir
örnek olarak “TİMETURK”te 3 Aralık 2017’de
çıkan haber şu başlıkla yer almakta:
“BAE’nin
Finanse Ettiği “Türkiye Karşıtı Bir Site Kuruldu Başrolde FETÖ Var!”
Haberin özeti şöyle: “Birleşik
Arap Emirliklerince finanse edilen haber sitesi yayına başladı. Kurulacağı
bilgisi aylar öncesinden sızdırılan sitede FETÖ ile ilişkili isimler dikkat
çekiyor! Suudi Arabistanlı Twitter fenomeni Müctehid'in aylar öncesinden
duyurduğu Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan destekli Türkiye
karşıtı haber sitesi kuruldu. Sitenin ana omurgasını ise Türkiye'de isimleri
Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile anılan isimler oluşturuyor.”
(Haberin
tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz)
12
Mayıs’ta İstanbullu Rumların Evrensel Federasyonu’nun web sitesi “Anatoli”
de AHVAL’i kaynak göstererek Bartholomeos’un Heybeliada Ruhban Okulu ile ilgili
haberini paylaştı. Şu linkteki haberin içinde AHVAL’ın linki de yer
almakta:
http://anatoliblog.blogspot.com.tr/2018/05/blog-post_80.html
Tahminimizce
Patrikhane tarafından kendilerince bir değerlendirme yapılarak ve bunu medya
ile paylaşarak “Algı” ve kamuoyu
yaratmaya çalışılmaktadır. Çünkü Ruhban Okulu’nun açılması için en ufak bir söz
alınmış olsa; yayın organları olan Fanarion, Anatoli, Amen, Romfea, Agioritiko
gibi web sitelerinde ve Patrikhane’nin resmi web sayfası olan “patriarchate.org”da
bir bayram edası içinde bu haber yayınlanırdı.
Böyle bir
haberi paylaşmak için, dünyanın ucunda Avustralya’daki bir medya aracılığı ve
FETÖ destekli/destekçisi bir başka medya organını mesnet olarak göstermelerine
ne gerek vardı?
Her halükarda asıl önemli olan husus şu ki Patrikhane
nicedir bir şeylerin hazırlığında ve bunun için yan yollar ve gizli destekçiler
kullanıyor.
---------------------------
http://soyledik.com/tr/makale/7377/rum-patrikhanesinin-gizli-destekcileri--bojidar-cipof.html
17 Mayıs 2018 Perşembe
ABD, ARCHONLAR ve DİNİ ÖZGÜRLÜKLER RAPORUNDA TÜRKİYE
USCIRF’nin 2018 raporunda; 28
ülkede 2017 yılı içindeki din özgürlüğü ihlallerini kendilerince belgelemişler.
Ve bu ülkeler arasında Türkiye de var!
Amerikan
Kongresi tarafından kurulmuş olan bu komisyonun kendi ağızlarından tanıtımı
şöyle: “Dışişleri Bakanlığı'ndan ayrı ve bağımsızdır. Tüm
Dünya’da din özgürlüğünü gözlemleyen ve Devlet Başkanına, Dışişleri Bakanına ve
Kongre'ye siyasi önerilerde bulunan bağımsız, çift partili bir ABD hükümeti
danışma konseyidir. USCIRF, yurtdışındaki dini özgürlük ihlallerini,
bu ihlallerin gerçeklerini ve koşullarını gözden geçirmekte ve Başkan, Dışişleri
Bakanı ve Kongre'ye politika tavsiyeleri vermektedir. USCIRF Komiserleri, her iki siyasi partinin Başkanı ve Kongre
liderleri tarafından atanırlar.”
ABD Kongresi tarafından
kurulmuş ve ABD maliyesi tarafından finanse edilen bir komisyonun ne kadar “bağımsız” olduğu şüphesiz tartışılır. Bu komisyonun her sene yayınladığı raporlarda,
bazı ülkelerdeki din özgürlüğü ihlalleri gözler
önüne serilse de raporda yer alan bazı ülkeler, ABD çıkarları açısından
özellikle yerden yere vurulmaktadır.
Açıkçası USCIRF’nin bağımsızlığı iddia edilse de bu masum görüntü kisvesi altında
ABD politikalarını “Algı Yönetimi” olarak Dünya’ya empoze eden bir kurumdur.
2018 raporunun önemli bir kısmında özellikle endişe duyulan ülkeler (Countries of Particular Concern) veya
IRFA (International Religious Freedom
Act) olarak tanımlanan ülkelere yönelik tavsiyeler yer alıyor.
Raporda geçtiğimiz 2017 yılında dini özgürlüğü sistematik ve aleni olarak
uygulayan veya bunlara yapanlara ses çıkarmayan hükümetler olarak şunlar
gösterilmiş: Burma, Çin, Eritre, İran, Kuzey Kore, Suudi Arabistan, Sudan,
Tacikistan, Türkmenistan, Özbekistan -ve diğer altı ülke- Orta Afrika
Cumhuriyeti, Nijerya, Pakistan, Rusya, Suriye ve Vietnam.
Raporda dini ihlallere
sistematik olarak devam eden ve bu husustaki test unsurlarının bir ya da ikisini
karşılayan ülkeler için ikinci bir kategoride ise şu ülkeler yer alıyor: Afganistan,
Azerbaycan, Bahreyn, Küba, Mısır, Hindistan, Endonezya, Irak, Kazakistan, Laos,
Malezya ve Türkiye…
Raporda ayrıca dini ihlallere
sistematik olarak devam eden devlet dışı aktörler de şu üç grupta yer alıyor: Irak
ve Suriye'deki DAEŞ, Afganistan'daki Taliban ve Somali'deki El-Şabab.
http://www.uscirf.gov/sites/default/files/USCIRFAnnualReport2018_wlinks.pdf
ABD’ye göre “bağımsız” olan USCIRF Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu’nun 25 Nisan’228
sayfalık 2018 Raporu’nu yukarıdaki linkten indirilebilir.
Raporda Türkiye açısından tuhaf
olan bir durum var! Türkiye’ye 7 sayfa ayrılmış ama bu 7 sayfada ağırlıklı
olarak “Rum Patrikhanesi” ve vakıfları yer almakta…
ABD’nin Rum Patrikhanesi’ne
olan desteğini biliyoruz. Patrikhane’ye “Ekümenik” sanının verilmesi,
Patrikhane’ye “tüzel kişilik” verilmesi ve “Heybeliada Ruhban Okulu”nun
açılması; bunlar ABD’nin yıllardır Türkiye’den istediği taleplerdir…
ABD’de
Helenizm emellerine ulaşmak için 1966 yılında
kurulan “Order of Saint Andrew The Apostle Archon of The Ecumenical
Patriarchate” adlı ABD’de inanılmaz siyasi ve ekonomik güce sahip bir
dernek var.
Sözde bağımsız bir ABD kuruluşu olan USCIRF
ile sözde değil özde Helenizm neferi Archonlar el ele açıkça aleyhimize
faaliyetteler.
USCIRF’nin 25 Nisan’da
yayınladığı rapordan hemen sonra 5 Mayıs’ta; Archonlar da her yıl yaptıkları gibi Türkiye’yi hedef alan
kararların alındığı “Din Özgürlüğü Zirvesi” yaptılar.
Archonların Başkanı Dr. Anthony J. Limberakis 11
Mayıs’ta, USCIRF raporunu mesnet alarak Türkiye aleyhine (Özeti aşağıda
bulunan) bir açık mektup yayınladı.
“ABD
Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu (USCIRF),
Bir Kez Daha Türkiye'yi, Dünya’nın Her Yerindeki Dini Özgürlük İhlalcileri
Arasında Tanımlamaktadır.
ABD Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu (USCIRF)
dünyadaki din özgürlüğünün ihlallerini belgeleyen 2018 Yıllık Raporunu yayınladı ve Türkiye'yi 2.
Seviye ihlal edenler arasında yani, dini özgürlük ihlallerine sistematik, devam
eden ülkelere dâhil etti.
USCIRF'in Türkiye hakkındaki 2018 Yıllık
Raporuna göre;
2017'de Türkiye'de din özgürlüğü durumu daha da kötüye gitti. Rum
metropolitlerine çifte vatandaşlık verilmesindeki gecikmeler gibi hususlar da raporda
yer aldı.
Bazı olumlu işaretler de var! Son yıllarda hükümet bazı
azınlık mülklerini dini azınlık topluluklarına iade etme yönünde adımlar attı.
Hükümet iki tarihi dini azınlık mülkünü, Rum Ortodoks Sümela Manastırı'nı ve
Bulgar Ortodoks Kilisesi'ni restorasyon çabalarını destekledi.
Ancak, Ekim 2016'dan bu yana Protestan Papaz Andrew
Brunson'un haksız bir şekilde gözaltında olmasının ülkede yaşayan diğer
Hıristiyanlar üzerinde ürpertici bir etkisi oldu.
Erdoğan Hükümeti, Ekümenik Patrikhane’ye haksız baskı
yapmaya da devam ediyor: Türk Hükümeti, Sen Sinod’a yalnızca Türk vatandaşı
olanların seçilebileceğini dikte etmeye de devam ediyor. 2010'dan bu yana,
sadece 30 yabancı metropolit Türk vatandaşlığına alındı
1971'den bu yana Heybeliada Rum Ortodoks İlahiyat Okulu
kapatılmıştır. Oysaki o zamandan bu yana binlerce imam-hatip okulu açılmıştır.
Bu arada, tüm dini gruplar gibi Patrikhanenin hukuki
statüsünün olmaması, tüzel kişiliğinin tescil edilmesi yasaklanmaktadır. Bunun
yerine, Patriğin kendi kişisel adıyla mülk kaydettirmesi gerekiyor.
Ekümenik Patrikhanenin Archonları; ABD'li
milletvekillerine Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılmasına izin vermek
için Türkiye'ye baskı yapmalarını ve Konstantinopolis Ekümenik Patrikhanesi'ni
desteklemelerini ve şu dört ana konuyu ele almaları için çağrıda bulunuyor.
1-Türk hükümeti Ekümenik Patriğin seçimini onaylamakta
ve Patriğin bir Türk vatandaşı olması gerektiğinde ısrar etmemelidir.
2-Ekümenik Patrik Bartholomeos'un
Ortodoksların Dünya çapında ruhani lideri olarak tanınması ve sadece yerel bir
rahip olarak muamele görmemesi.
3-Ekümenik Patrikhaneye tüzel
kişilik! Patrikhane Türkiye'de herhangi bir resmi işlemi kendi adı ile
yapmasının engellenmemesi ve Patrikhanenin mülk almasını ve diğer idari işlere
sahip olması için aracı kullanmasına gerek kalmaması.
4-Mülkiyetin Müsaderesinin
önlenmesi: Tüzel bir kimlik olmadığı için Türk Hükümeti Patrikhane'nin yüzlerce
yıldır sahip olduğu mülklere el koydu.
USCIRF yıllık raporunda listelenen din özgürlüğünün
ihlalcileri arasında ABD'nin NATO müttefiki Türkiye de başlardadır. Buna göre, ABD
Hükümeti’ni; Türkiye'nin dini azınlıkların haklarının iyileştirilmesi ve
özellikle de Ekümenik Patrikhane’ye karşı devam eden ayrımcılığa ve tacize son
verilmesi ile Türkiye'nin NATO'daki durumunu irdelemeye çağırıyoruz.”
Tekrar gibi olmakla birlikte, anlıyoruz ki ABD
tarafından “bağımsız” lanse edilen “USCIRF”
bağımsız değildir.
USCIRF
Archonlarla birlikte omuz omuz Helenizm için çalışıyor ve anlıyoruz ki hem USCIRF
hem de Archonlar aslında ABD’nin Türkiye aleyhindeki düşüncelerini dile getiren
uzantılar…
--------------------------
13 Mayıs 2018 Pazar
ABD, PATRİKHANE ve HELENİZM TRAFİĞİ II
Önceki iki makalemizin ilk paragraflarında; Türkiye’de
ABD’nin “Müttefik mi, Düşman mı” olduğunun artık
sorgulandığını ve Afrin’deki harekât ile
ilgili en büyük hasmımızın ise “sözde” müttefikimiz, “sözde”
bizim gibi bir NATO üyesi olan ABD olduğunu vurgulamıştık. Bir yandan da Ege ve Kıbrıs’ta Bizans oyunlarının hızlandığından
yola çıkarak, her zaman pusuda bekleyen “Helenizm”in bu puslu havada bir
şeyler kapma planları yaptığına da işaret etmiştik.“Helenizm”
trafiği artarak devam ediyor! Rum Patrikhanesi, Yunanistan ve ABD üçgeninde son
birkaç haftada endişe verici bir trafik var! 6 Şubat’ta Heybeliada Ruhban Okulu’nda okulun
yeniden açılması için Türkiye’de bulunan misyon temsilcileri, Büyükelçi ve
Başkonsolosların katılımıyla “Halki İlahiyat Okulu'nun yeniden açılması için
Ekümenik Patriğin yeni çağrısı” adı verilen bir toplantı yapılmıştı.
Yeni bir toplantı 6 Şubat’ta yapılan bu toplantının önüne
geçti! Patrik
Bartholomeos, 1
Mayıs’ta beraberinde çok sayıda din adamı ile birlikte
Heybeliada Ruhban Okulu’nda “İngiltere
Büyükelçisi Sir Dominick Chilcott” ve “AHEPA”
Amerikan Helenik Eğitim İlerleme Derneği'nin üst düzey üyelerini ağırladı. (American Hellenic Educational Progressive Association)
Önceki makalelerimizde son zamanlarda tırmanan Pontusçuluğa, Dünya’nın birçok yerinde sözde Pontus soykırımı toplantıları yapılmakta olduğuna ve 9 Şubat 2018’de İstanbul’daki “Zoğrafyon Rum Lisesi”nde sekizinci kez yapılan bir festivale ve bu festivale katılanların nedense sadece Pontusçular olduğuna da dikkat çekmiştik.
Yeni bir toplantı 6 Şubat’ta yapılan bu toplantının önüne
geçti! Patrik
Bartholomeos, 1
Mayıs’ta beraberinde çok sayıda din adamı ile birlikte
Heybeliada Ruhban Okulu’nda “İngiltere
Büyükelçisi Sir Dominick Chilcott” ve “AHEPA”
Amerikan Helenik Eğitim İlerleme Derneği'nin üst düzey üyelerini ağırladı. (American Hellenic Educational Progressive Association)
Kaynak linklerde [1] okuyabileceğiniz
makalemizde ayrıca son zamanlarda tırmanan Pontusçuluğa, Dünya’nın birçok yerinde sözde Pontus
soykırımı toplantıları yapılmakta olduğuna ve 9 Şubat 2018’de İstanbul’daki “Zoğrafyon
Rum Lisesi”nde sekizinci kez yapılan bir festivale ve bu festivale
katılanların nedense sadece Pontusçular olduğuna dikkat çekmiştik.
Bahsi geçen festival katılımcıları arasında bulunan AHEPA
“Amerikan Helenik Eğitim İlerleme
Derneği”nin kısa bir süre sonra İngiltere Büyükelçisi ile birlikte
Türkiye’de tekrar boy göstermesi enteresandır ve dikkatle izlenmesi gereken bir
durumdur.
AHEPA Başkanı “Carl R. Hollister” 1 Mayıs’ta Rum
Patriği Bartholomeos’a hitaben yaptığı konuşmasında, Heybeliada Ruhban
Okulu’nun yeniden açılmasının en büyük hakları olduğunu söyledi ve bu hususta
her türlü yardımı yapmaya hazır olduklarını da belirtti. Konuşmasında şu detay fevkalade
önemlidir: Carl R. Hollister sorumlu olduğu kurumun (AHEPA’nın) Ruhban Okulu'nu yeniden açma hakkını koruduğunu
söylemiştir.
(Carl (Icaros) R. Hollister: ABD’li işadamı AHEPA’nın 2017 Temmuz’da yapılan, 95. Konvansiyonunda genel başkanlığa seçilmiştir)
AHEPA’nın Kanada kolunun Yüksek
Komiseri ve Başkanı “Christos Argirious”
ise toplanan maddi bir yardımı Heybeliada Ruhban Okulu'na verdi. (Miktar hakkında bilgi alınamamıştır.)
1 Mayıs’ta yapılan bu
enteresan toplantıdan sadece 2 gün sonra, 3 Mayıs’ta; Quebec eyaletinde yer alan ve 450 bin civarında
nüfusu olan “Kanada Laval
Kenti Meclisi” Sözde
Pontus Katliamını Tanıdı!
Laval Şehri Meclisi 1914-1922 yılları
arasında meydana gelen Pontus
katliamını; soykırımın tanınması ve soykırımda ölenlerin
onurlandırılması söylemi ile mecliste oybirliğiyle kabul etti ve “Bir milyondan
fazla Yunanlı ve diğer azınlıklar Osmanlı ve Türk milliyetçi güçleri tarafından
Küçük Asya'da öldürüldüler ya da kovuldular.” iddiasında bulunuldu. Alınan
kararın belgesi Montreal Başkonsolosu Deniz Barkan Umruk’a da gönderilmiştir.
Yunanistan Kanada
Büyükelçisi “Dimitris Azemopoulos”,
milletvekillerine ve meclis üyelerine desteklerinden dolayı teşekkür etti ve
sosyal medya hesabında şunları paylaştı: “Oybirliği! Evet, Kanada'nın en büyüklerinden
biri olan Laval Belediyesi Meclisi oybirliği ile Pontus Soykırımını tanıdı!
Hakikat ve adalet her zaman sonunda zaferle kazanır. Dürüst olmak gerekirse, bu
alınan karara katkıda bulunan herkese derin bir şekilde minnettarım.”
Kanada'daki Helenik
Kongresi ise Laval Kenti’nin bu kararı için şu ifadeleri kullandı:
“Quebec'teki Hellenik topluluğu için tarihi
bir karardır. Burada, Quebec ve Kanada'da, Yunan atalarımıza ve insanlığımıza
karşı yapılan bu acımasız ve iğrenç suçları gelecek nesillere hatırlatmak
hepimiz için bir görevdir.”
“Megali İdea”nın en büyük destekçileri Rum Patrikhanesi’nin himayesinde, Amerika’da yapılanmış ve bir devlet
yapısı gibi organize edilmiş ABD’deki Archonlar topluluğudur.
Fener Rum Patriği’nin başkanlığında sivil ve
ruhanilerden oluşan adeta bir “Hükümet”
modeli şeklinde çalışan bu kişilere kısaca “Archon” deniyor. Archonluk, tüm imkânlarını “Megali İdea”
emelleri için ortaya koyabilecek kişilerden oluşan “Paramasonik” bir
yapılanmadır. Eski Rum Patriklerinden 1.Athenagoras’ın oluşturduğu bu
yapılanma; 1966 yılında “Order of Saint Andrew The Apostle Archon of The
Ecumenical Patriarchate” adıyla bir derneğin Amerika’da kurulması ile devam
etti. Archonlar, şu anda ABD’de inanılmaz siyasi ve ekonomik güce sahiptirler
ve ana amaçları şunlardır:
1- Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri nezdinde, Heybeliada Ruhban Okulu konusunda lobi çalışmaları yapmak.
2- Patrikhane’nin mülk edinme konusu ve Rum vakıflarının mal varlıklarının iadesini sağlamak.
3- Türk Hükümeti’nin Patrik seçimine ve Sen Sinod’un oluşumuna müdahale etmemesini temin etmek.
4- Rum Patrikhanesi’nin "Ekümenizm"liğinin Türkiye tarafında tanınmasını sağlamak.
Archonlar son zamanlarda gerek resmi web sayfalarında ve gerekse çeşitli sosyal medya hesaplarından Türkiye’ye saldırmaktadırlar. Örnek olarak; 4 Mayıs’ta yapılan bir paylaşımda, Rum Patriği ve Sen Sinod üyelerinin bir fotoğrafı şu ifadelerle paylaşıldı: “Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana, Türkiye'deki hükümet yetkilileri; Ekümenik Patriğin seçilmesinin içsel Kilise sürecine müdahale etmektedir. Bu keyfiyete göre; Türk hükümeti herhangi bir patrik adayını keyfi olarak veto edebilmektedir.”
Halen ülkemizde tutuklu, ABD’li “Papaz
Brunson” için ise şu paylaşım yapıldı: “Bir yıldan fazla bir süredir bir
Türk hapishanesinde bulunan masum ABD vatandaşı olan papaz Andrew Brunson'un,
inancından dolayı serbest bırakılması için dua ediniz. Yargılanmasının 2. günü
yarın 7 Mayıs’tadır. Zaman; şimdi Hıristiyan kardeşimize karşı durmak ve serbest
bırakılmasını talep etmek zamanıdır.”
Yeni Vakıflar Kanunu’nun, 41. Maddesi gereğince 28 Aralık 2008’de
yapılan “Vakıflar Meclisi’ne “Azınlık Vakıfları Temsilcisi” olarak “Pandeli
Laki Vingas” seçilmişti. Laki Vingas Rum vakıflarında ve derneklerinde
halen çeşitli görevlerde bulunan Rum Cemaati’nin önemli bir mensubudur. Laki
Vingas; 25 Mart 2011’de “Boyacıköy Rum Kilisesi”nde yapılan bir törenle
“Archon” ünvanı almıştı.
ABD’de Archonlar
tarafından her yıl özellikle Türkiye’yi hedef alan kararların alındığı “Din Özgürlüğü Zirvesi” yapılmaktadır.
Bu seneki zirve 5 Mayıs’ta yapıldı. Archonlar bu zirvede “Papaz Brunson”un serbest bırakılması için kamuoyu yaratılmasına “Türkiye'de,
demokratik ülkelerdeki devredilemez insan haklarına ilişkin olarak çok az
ilerleme kaydedildiğini üzüntüyle not ediyoruz. Bunların arasında, Türkiye
Hükümeti’nin Ekim 2016'dan bu yana Amerikalı Papaz Andrew Brunson’u esir
tutmaya devam etmektedir ve din özgürlüğü kavramı da göz ardı edilmektedir.
Türkiye Hükümeti’ne Papaz Brunson'u derhal serbest bırakmaya ve din özgürlüğüne
karşı bağlılığını yeniden teyit etmeye çağırıyoruz.” Şeklinde
ifadelerin de yer aldığı için bir karar aldılar ve 10 Mayıs’ta resmi web
sitelerinde yayınladılar.












