Anthony Limberakis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Anthony Limberakis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Temmuz 2019 Cumartesi

ABD KUŞATMASINDA TÜRKİYE’YE HELENİZM BASKISI


 Geçtiğimiz 21 Haziran’da ABD’nin her sene yayınladığı, bir önceki senenin din özgürlüğünü inceleyen raporu “Annual Report on International Religious Freedom” açıklandı. Geçen yıllarda olduğu gibi bu raporda da Türkiye aleyhine yapılan eleştiriler yer aldı. Araştırma konularımızdan olan Rum Patrikhanesi hakkında bu raporda da ağır ifadeler yer aldı. Türkiye suçlandı.
Raporu ABD Dışişleri Bakanı Mike R. Pompeo ve ABD’nin Uluslararası Din Özgürlüğü Büyükelçisi Sam Brownback birlikte sundular. Akabinde Yunan medya kanallarında “ABD Hükümeti’nin ve Mike Pompeo  Heybeliada Ruhban Okulu’nun derhal yeniden açılması için çağrı yapıyor” şeklinde yorumlar yer aldı.
Aynı zaman dilimi içinde, 22 Haziran’da ilk kez Türk vatandaşı bir papaz olan “Elpidophoros Lambriniadis” ABD’ye giderek “ABD Başpiskoposu” oldu.
Elpidophoros 22 Haziran’da belki de yaşamındaki en önemli seremoniyi yaşamak üzere ABD’de iken bir gün öncesinde Appeal of Conscience Foundation” (Vicdana Çağrı Vakfı) adlı bir Yahudi kurumunun onuruna verdiği resepsiyona iştirak etti. Bu vakıf 1965 yılında Avusturya kökenli bir ABD vatandaşı olan Haham “Arthur Schneier”  tarafından kurulmuş ve 2004 yılından itibaren ülkemizde de faaliyetlerde bulunmuş bir vakıftır.
Makalemize başlarken olduğunca kısa olarak bir önceki makalemizden anımsatma yapmak adına yukarıdaki birkaç paragrafa yer verdik.[1]
21 Haziran’da açıklanan “Uluslararası Din Özgürlüğü Raporu” ile ilgili olarak 16-18 Temmuz 2019 tarihlerinde Washington’da “Dini Zulümle Mücadele Etmek İçin Dünya Çapında Bir Taban Hareketi Sağlanması” sloganıyla “2. Dini Özgürlükler Toplantısı” yapıldı.
2. Dini Özgürlükler Toplantısı’nın bizim açımızdan önemi; bu zaman dilimi içinde 17 Temmuz’da ABD Archon teşkilatının, ABD Başpiskoposluğu ile müştereken verdikleri bir akşam yemeği ve orada konuşulanlar ile katılanlardır.
Çünkü 17 Temmuz’da yapılan etkinliğe katılan çok sayıda davetli arasında senatörler ve temsilciler meclisi üyeleri de vardı.  Kısa bir süre sonra 23 Haziran’da Beyaz Saray’da Trump ve senatörlerin Türkiye hakkında bir toplantı yaptıklarını dikkate alırsak, bu toplantıya aşağıda adları bulunan senatörlerin de katılmış olması muhtemeldir.
Bu zaman diliminde gerçekleşen bir başka husus ise yeni ABD Başpiskoposu Elpidophoros’un 16 Temmuz’da ABD Başkanı Trump, Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ile Beyaz Saray’da görüşmeleridir.
ABD Başpiskoposu Elpidophoros ile ABD Başkanı Trump’ın “Oval Ofis”te verdikleri ve basına servis edilen foto da çok önemlidir. Oval Ofis’te çekilen fotoğrafların bir dili ve anlatmak/vurgulamak istediği mesajlar vardır. Eski başkan Obama’nın Türkiye’ye ayar vermek istediği bir durumda elinde “Beyzbol Sopası” ile fotoğraf vermesini anımsayalım! Beyaz Saray’daki en üst seviyede güvenlik önlemleri herhalde Oval Ofis’te de alınmıştır. Fotoğrafta sadece Elpidophoros ile Başkan Trump bulunuyor ki bu çok özel kişiler dışında uygulanmayan bir ayrıcalık! Elpidophoros’un elinde Başpiskoposluk asası bulunuyor. Yani sonuçta bir sopa… Bu fotoğrafın dilini şöyle okuyabilir miyiz?

Sana güvenim tamdır ve senin her koşulda arkandayım

17 Temmuz’da “Dini Özgürlükler Toplantısı” çerçevesinde ama bu toplantının programı dışında ABD’li Archonların sponsorluğunda ve Başpiskopos Elpidophoros Lambriniadis’in himayesinde, onur konuğu ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi olan bir akşam yemeği düzenlendi.
Ayrıca çok sayıda ABD Kongre Üyesi senatör ile farklı kademelerdeki ABD’li diplomatlar, çeşitli devletlerin diplomatları, uluslararası örgüt temsilcileri, dini liderler bu toplantıya katıldılar.

Archonların Başkanı Anthony J. Limberakis yaptığı konuşmada Nancy Pelosi için; “Ulusumuzun tarihinde gerçekten olağanüstü bir isim, ABD tarihinde bu kadar yüksek bir görev yapan tek kadın olan Pelosi uzun zamandır ABD’de Yunan Ortodoks Cemaati’nin arkadaşıdır. Ekümenik Patrik Bartholomeos’un da yakın arkadaşıdır ve din özgürlüğünün savunucusudur” dedi ve yeni Başpiskopos Elpidophoros’u onurlandırdığı ve ona gösterdiği saygısını memnuniyetle karşıladıklarını belirterek teşekkür etti.
Limberakis, sözleri sırasında “Hıristiyanlar azınlıkta oldukları hemen hemen her yerde, düzenli taciz, ayrımcılık ve daha da kötü durumlar ile karşı karşıyadırlar. Dünya nüfusunun yüzde 30'u Hıristiyan olarak tanımlanır, ancak tüm dini ayrımcılık eylemlerinin yüzde 80'i Hıristiyanlara yöneliktir. Bu zulüm dünyanın belirli bir bölgesi ile de sınırlı değildir
Limberakis, konuşmasında Rum Patrikhanesi'nin durumuna odaklandı ve “İstanbul'da Ortodoks inancımızın merkezi olan Ekümenlik Patriklik acı çekmeye devam ediyor. Türk Hükümeti önlenmediği takdirde, Türkiye'deki Ortodoks Hıristiyanlığının boğulmasına yol açabilecek politikaları sürdürmekte ısrarcıdır. Kutsal ve Büyük Ana kilisemiz tehdit altındadır” dedi.
Archonlara hitaben ise şu sözleri söyledi: “İstanbul Türkiye'de bulunan 300 milyon Ortodoks Hıristiyanın Manevi Merkezi Konstantinopolis'in Ekümenik Patrikliğinin din özgürlüğünü güvence altına alma konusundaki strateji için çabalarınızı takdir ediyorum ve maddi manevi yardımlarınıza sonsuz teşekkür ediyorum
Elpidophoros ise konuşmasında Nancy Pelosi'ye ve diğer Kongre üyelerine, destekleri ve dini özgürlüğü teşvik etme çabaları ile özellikle Ekümenik Patrikliğe destekleri için teşekkür etti.
Bu toplantıda çok dikkat çeken bir husus vardır. Fotoğrafta Elpidophoros ile Nancy Pelosi bulunuyor. Archonların bu yemeği ve yapılan konuşmalarda arkada Archon amblemli pankartlar görülüyor. Ayrıca Dini Özgürlükler Toplantısı’na katılan ülkelerin de birer flama gibi altında birkaç satır açıklama bulunan pankartları da salonda yer almış. Ancak bunlar arasında İsrail’inki biraz daha büyük ve Archonların büyük pankartlarının sağında yer almış!
Son günlerde Yahudi lobisi ile Yunan lobisinin birlikte hareket etmeye başladığı bilgileri gelmişti. Aşağıda linkini verdiğimiz bir önceki makalemizde bu hususta ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz.
Bu yemeğe katılanlar arasındaki iki senatörün; Demokratik Carolyn Bosher Maloney ile Cumhuriyetçi Gus Michael Bilirakis’in geçtiğimiz yıllarda Archonlar ve AHEPA üzerinden Türkiye karşıtı çalışmalarını bilmekteyiz.
Bu iki ayrı partiden senatörün ortak noktası; “Helenik Suçlarla Mücadele Kongresi” adı altında kurulmuş bir sivil toplum kuruluşunun kurucu üyeleri olmalarıdır.
7 Şubat 2018’de Carolyn Bosher Maloney ve Gus Michael Bilirakis H.Res.732 sayılı Türkiye karşıtı bir önergeyi senatoya verdiler. Önerge başlığı: “Türkiye'yi Ekümenik Patrikhanenin haklarına ve din özgürlüklerine saygı göstermeye çağırıyoruz” şeklindeydi.[2]

Hayli ilginç olan bir başka husus ise bu her iki senatörün sıfatlarında “HELEN-İSRAİL İTTİFAKI EŞ BAŞKANI” ibarelerinin de zaman içinde eklenmiş olmasıdır!

Türkiye S400 ve F35 ile Akdeniz’deki sorunlar ile mücadele ederken ABD’de aleyhimize bir başka cephe de açılmış durumdadır. Rum Patrikhanesi’ne tüzel kişilik verilmesi, ekümenikliğin kabul edilmesi ve Heybeliada Ruhban Okulu’nun Yunan tezine uygun olarak açılması gibi konularda başımızın ilerleyen günlerde ağrıyacağı anlaşılıyor.

Evanjelik ve Protestan yoğun bir nüfusa sahip ABD’nin Türkiye’de birkaç bin kişi kalmış Rumlar için neden bu kadar çaba içinde olduğunu Dünya Ortodoks nüfusunun çok büyük bir kısmının yaşadığı Rusya ile bilek güreşi halinde olmasıyla açıklayabiliriz. Ayrıca önümüzdeki süreçte ABD’deki etkin Yunan diasporasının bundan böyle Yahudi diasporası ile de dirsek temasında olacağı anlaşılıyor!

17 Temmuz 2019 Toplantısına Katılanlar ve Sıfatları:
ABD Başpiskoposluğu Genel Sekreteri ve Archonların Manevi Danışmanı Papaz Alexander Karloutsos
Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias
Helen-İsrail İttifakı Eş Başkanı ve Ekonomik Komite Başkan Yardımcısı Carolyn Bosher Maloney New York Temsilciler Meclisi Üyesi (Demokratik Parti)
Helen-İsrail İttifakı Eş Başkanı ve aynı zamanda bir Archon olan Florida Eyaleti 12. BölgeTemsilcisi Gus Michael Bilirakis  
(Cumhuriyetçi Parti Temsilciler Meclisi Üyesi)
Senato Dış İlişkiler Komitesi Üyesi Senatör Robert Menendez (New Jersey Demokratik Parti Kıdemli Senatörü)
Senato Ödenekleri Komitesi Üyesi Senatör Christopher J. Van Hollen (New Jersey Demokratik Parti Senatörü)
Dış İlişkiler Küresel Haklar Alt Komitesi ve Tom Lantos İnsan Hakları Komisyonu Eş Başkanı, Chris Smith (Cumhuriyetçi Parti Temsilciler Meclisi Üyesi/ New Jersey)
Tom Lantos İnsan Hakları Komisyonu: ABD Temsilciler Meclisi'nin bir kuruluşudur.
Enerji ve Ticaret Komitesi Üyesi John Sarbanes (Cumhuriyetçi Parti Temsilciler Meclisi Üyesi/ Maryland)
Dışişleri Avrupa Alt Komitesi Üyesi David Cicilline (Demokratik Parti Temsilciler Meclisi Üyesi/ Rhode Island)
Hukuk Komitesi ve Gözetim Komitesi Üyesi Jamie Raskin (Demokratik Parti Temsilciler Meclisi Üyesi/ Maryland)
Kudüs Patrik Vekili Theophilos
Londra’nın Kıpti Ortodoks Başpiskoposu Angaelos
Avrupa Birliği’nde ABD Büyükelçisi Stavros Lambrinidis
Kıbrıs Rum Kesimi’nin ABD Büyükelçisi Marios Lysiotis
ABD Yunanistan Büyükelçiliği Misyon Şefi Theodoros Bizakis
ABD Yunanistan Büyükelçiliği Siyasi İşler Görevlisi Aşil Rakinas

[1] Bojidar Cipof, Lambriniadis ve Artan Heybeliada Ruhban Okulu Baskısı 

[2] Bojidar Cipof, ABD, Patrikhane ve Helenizm Trafiği 
Bu makalede önergenin tam metnine link verilmiştir.



17 Mayıs 2018 Perşembe

ABD, ARCHONLAR ve DİNİ ÖZGÜRLÜKLER RAPORUNDA TÜRKİYE






 ABD’de “Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu” (USCIRF) adlı bir kuruluş var. Bu komisyon her sene Dünya’da din özgürlüğü ile ilgili bir rapor hazırlıyor ve ABD Hükümeti’ne sunuyor. Aslında bu raporun uluslararası diplomaside hiçbir bağlayıcılığı yok çünkü rapor sadece tavsiye niteliğinde, ancak  ABD tarafından “Algı Yönetimi” olarak kullanılan önemli bir argüman!

 

USCIRF’nin 2018 raporunda; 28 ülkede 2017 yılı içindeki din özgürlüğü ihlallerini kendilerince belgelemişler. Ve bu ülkeler arasında Türkiye de var!

 

Amerikan Kongresi tarafından kurulmuş olan bu komisyonun kendi ağızlarından tanıtımı şöyle: “Dışişleri Bakanlığı'ndan ayrı ve bağımsızdır. Tüm Dünya’da din özgürlüğünü gözlemleyen ve Devlet Başkanına, Dışişleri Bakanına ve Kongre'ye siyasi önerilerde bulunan bağımsız, çift partili bir ABD hükümeti danışma konseyidir. USCIRF, yurtdışındaki dini özgürlük ihlallerini, bu ihlallerin gerçeklerini ve koşullarını gözden geçirmekte ve Başkan, Dışişleri Bakanı ve Kongre'ye politika tavsiyeleri vermektedir. USCIRF Komiserleri, her iki siyasi partinin Başkanı ve Kongre liderleri tarafından atanırlar.

 

ABD Kongresi tarafından kurulmuş ve ABD maliyesi tarafından finanse edilen bir komisyonun ne kadar “bağımsız” olduğu şüphesiz tartışılır.  Bu komisyonun her sene yayınladığı raporlarda, bazı ülkelerdeki din özgürlüğü ihlalleri gözler önüne serilse de raporda yer alan bazı ülkeler, ABD çıkarları açısından özellikle yerden yere vurulmaktadır.

 

Açıkçası USCIRF’nin bağımsızlığı iddia edilse de bu masum görüntü kisvesi altında ABD politikalarını “Algı Yönetimi” olarak Dünya’ya empoze eden bir kurumdur.

2018 raporunun önemli bir kısmında özellikle endişe duyulan ülkeler (Countries of Particular Concern) veya IRFA (International Religious Freedom Act) olarak tanımlanan ülkelere yönelik tavsiyeler yer alıyor.

 

Raporda geçtiğimiz 2017 yılında dini özgürlüğü sistematik ve aleni olarak uygulayan veya bunlara yapanlara ses çıkarmayan hükümetler olarak şunlar gösterilmiş: Burma, Çin, Eritre, İran, Kuzey Kore, Suudi Arabistan, Sudan, Tacikistan, Türkmenistan, Özbekistan -ve diğer altı ülke- Orta Afrika Cumhuriyeti, Nijerya, Pakistan, Rusya, Suriye ve Vietnam.

 

Raporda dini ihlallere sistematik olarak devam eden ve bu husustaki test unsurlarının bir ya da ikisini karşılayan ülkeler için ikinci bir kategoride ise şu ülkeler yer alıyor: Afganistan, Azerbaycan, Bahreyn, Küba, Mısır, Hindistan, Endonezya, Irak, Kazakistan, Laos, Malezya ve Türkiye…

 

Raporda ayrıca dini ihlallere sistematik olarak devam eden devlet dışı aktörler de şu üç grupta yer alıyor: Irak ve Suriye'deki DAEŞ, Afganistan'daki Taliban ve Somali'deki El-Şabab.

 

http://www.uscirf.gov/sites/default/files/USCIRFAnnualReport2018_wlinks.pdf

 

ABD’ye göre “bağımsız” olan USCIRF Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu’nun 25 Nisan’228 sayfalık 2018 Raporu’nu yukarıdaki linkten indirilebilir.

 

Raporda Türkiye açısından tuhaf olan bir durum var! Türkiye’ye 7 sayfa ayrılmış ama bu 7 sayfada ağırlıklı olarak “Rum Patrikhanesi” ve vakıfları yer almakta…

 

ABD’nin Rum Patrikhanesi’ne olan desteğini biliyoruz. Patrikhane’ye “Ekümenik” sanının verilmesi, Patrikhane’ye “tüzel kişilik” verilmesi ve “Heybeliada Ruhban Okulu”nun açılması; bunlar ABD’nin yıllardır Türkiye’den istediği taleplerdir…

 

ABD’de Helenizm emellerine ulaşmak için 1966 yılında kurulan “Order of Saint Andrew The Apostle Archon of The Ecumenical Patriarchate” adlı ABD’de inanılmaz siyasi ve ekonomik güce sahip bir dernek var.

Sözde bağımsız bir ABD kuruluşu olan USCIRF ile sözde değil özde Helenizm neferi Archonlar el ele açıkça aleyhimize faaliyetteler.

USCIRF’nin 25 Nisan’da yayınladığı rapordan hemen sonra 5 Mayıs’ta; Archonlar da her yıl yaptıkları gibi Türkiye’yi hedef alan kararların alındığı “Din Özgürlüğü Zirvesi” yaptılar. 

 

Archonların Başkanı Dr. Anthony J. Limberakis 11 Mayıs’ta, USCIRF raporunu mesnet alarak Türkiye aleyhine (Özeti aşağıda bulunan) bir açık mektup yayınladı.

“ABD Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu (USCIRF), Bir Kez Daha Türkiye'yi, Dünya’nın Her Yerindeki Dini Özgürlük İhlalcileri Arasında Tanımlamaktadır.

ABD Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu (USCIRF) dünyadaki din özgürlüğünün ihlallerini belgeleyen 2018 Yıllık Raporunu yayınladı ve Türkiye'yi 2. Seviye ihlal edenler arasında yani, dini özgürlük ihlallerine sistematik, devam eden ülkelere dâhil etti.

USCIRF'in Türkiye hakkındaki 2018 Yıllık Raporuna göre; 2017'de Türkiye'de din özgürlüğü durumu daha da kötüye gitti. Rum metropolitlerine çifte vatandaşlık verilmesindeki gecikmeler gibi hususlar da raporda yer aldı.

Bazı olumlu işaretler de var! Son yıllarda hükümet bazı azınlık mülklerini dini azınlık topluluklarına iade etme yönünde adımlar attı. Hükümet iki tarihi dini azınlık mülkünü, Rum Ortodoks Sümela Manastırı'nı ve Bulgar Ortodoks Kilisesi'ni restorasyon çabalarını destekledi.

Ancak, Ekim 2016'dan bu yana Protestan Papaz Andrew Brunson'un haksız bir şekilde gözaltında olmasının ülkede yaşayan diğer Hıristiyanlar üzerinde ürpertici bir etkisi oldu.

Erdoğan Hükümeti, Ekümenik Patrikhane’ye haksız baskı yapmaya da devam ediyor: Türk Hükümeti, Sen Sinod’a yalnızca Türk vatandaşı olanların seçilebileceğini dikte etmeye de devam ediyor. 2010'dan bu yana, sadece 30 yabancı metropolit Türk vatandaşlığına alındı

1971'den bu yana Heybeliada Rum Ortodoks İlahiyat Okulu kapatılmıştır. Oysaki o zamandan bu yana binlerce imam-hatip okulu açılmıştır.

Bu arada, tüm dini gruplar gibi Patrikhanenin hukuki statüsünün olmaması, tüzel kişiliğinin tescil edilmesi yasaklanmaktadır. Bunun yerine, Patriğin kendi kişisel adıyla mülk kaydettirmesi gerekiyor.

Ekümenik Patrikhanenin Archonları; ABD'li milletvekillerine Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılmasına izin vermek için Türkiye'ye baskı yapmalarını ve Konstantinopolis Ekümenik Patrikhanesi'ni desteklemelerini ve şu dört ana konuyu ele almaları için çağrıda bulunuyor.

1-Türk hükümeti Ekümenik Patriğin seçimini onaylamakta ve Patriğin bir Türk vatandaşı olması gerektiğinde ısrar etmemelidir.

2-Ekümenik Patrik Bartholomeos'un Ortodoksların Dünya çapında ruhani lideri olarak tanınması ve sadece yerel bir rahip olarak muamele görmemesi.

3-Ekümenik Patrikhaneye tüzel kişilik! Patrikhane Türkiye'de herhangi bir resmi işlemi kendi adı ile yapmasının engellenmemesi ve Patrikhanenin mülk almasını ve diğer idari işlere sahip olması için aracı kullanmasına gerek kalmaması.

4-Mülkiyetin Müsaderesinin önlenmesi: Tüzel bir kimlik olmadığı için Türk Hükümeti Patrikhane'nin yüzlerce yıldır sahip olduğu mülklere el koydu.

USCIRF yıllık raporunda listelenen din özgürlüğünün ihlalcileri arasında ABD'nin NATO müttefiki Türkiye de başlardadır. Buna göre, ABD Hükümeti’ni; Türkiye'nin dini azınlıkların haklarının iyileştirilmesi ve özellikle de Ekümenik Patrikhane’ye karşı devam eden ayrımcılığa ve tacize son verilmesi ile Türkiye'nin NATO'daki durumunu irdelemeye çağırıyoruz.”

Tekrar gibi olmakla birlikte, anlıyoruz ki ABD tarafından “bağımsız” lanse edilen “USCIRF” bağımsız değildir.

 

USCIRF Archonlarla birlikte omuz omuz Helenizm için çalışıyor ve anlıyoruz ki hem USCIRF hem de Archonlar aslında ABD’nin Türkiye aleyhindeki düşüncelerini dile getiren uzantılar…

 

--------------------------

https://21yyte.org/tr/merkezler/islevsel-arastirma-merkezleri/teostrateji-arastirmalari-merkezi/abd-archonlar-ve-dini-ozgurlukler-raporunda-turkiye


http://soyledik.com/tr/makale/7373/abd-archonlar-ve-dini-ozgurlukler-raporunda-turkiye--bojidar-cipof.html